YEŞİLKÖYLÜLERE ÖNEMLİ ÇAĞRI VE CHP TABANINDA ÖRGÜTLENME

  Sevgili okurlarım; bugün İstanbul’da en güzide köşelerinden biri olan, Marmara’ya deniz kıyısı bulunan, ulaşımı, yerleşimi, şehirciliği, insanları ve yeşilliği bulunan güzel Yeşilköy’ümüzdür. Eskiler hatırlayacaktır, Marmara sahili de çeşitli plaj, gazino (Ancelo gibi) eğlence yerleriyle yaşanacak bir bölge halindeydi. Ancak bugün ki mimari durumunun kat yüksekliğine müsaade etmemesi de bizim için büyük bir şanstır.
  Değerli okurlarım, yazılarımın çoğunda Türkiye genelinde ağırlığı olan ve İstanbul’un da her köşesini kapsayan çevre katliamı, imar rezaleti, trafik gibi sorunları sizlerle paylaştık. Bu yazımda ise 44 yıldır hayatımızı sürdürdüğümüz ve semt olarak hayran olduğum Yeşilköy’ü gündeme alıp sizlerle burada mevcut ve sonradan yapılan işler, değiştirilen gelişimler hakkında bilgi sunacağım. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki Yeşilköy’de kat yüksekliği verilmemesinin şansını da yaşamaktayız. Bu da uçakların inişiyle kalkışı arasında güvenliği sağlamak olduğu içindir. Umarım ki Atatürk Hava Alanı taşındığında bölgemiz eski halini koruyabilsin.
* 1974 yılında Yeşilköy’e yerleşen bir arkadaşınız olarak eski güzellikleri komşuluk ve esnaf ilişkilerini o tarihlerde en yüksek düzeyde bulunmakta, trafik ve insan yoğunluğu bugün ki gibi çekilmez halde bulunmamaktaydı. Bu cennet mahalleyi bilenler ve burada ikamet edenler mutlaka aşağıda size sunacağım sorunları bilmekte ve gerçekten üzüntü duymaktadırlar; görünen köy kılavuz istemez.
* Yeşilköy’e yapılan en büyük kötülük Bakırköy sahilindeki “REGETA” diye anılan kafeteryaların tümünü Yeşilköy’ün cadde ve sokak aralarına, binaların altına yerleştirilmesi olmuştur. Özellikle bu kafeteryalara devam eden diğer komşu ilçeler ve vatandaşları olduğundan Yeşilköylüler bu konuya tepki göstermektedirler. Çünkü bu çeşitli ve denetimsiz insanların mahallemizde yarattıkları olaylar gece gündüz devam etmekte, hiç kimse de sesini çıkarmamaktadır.
* Şimdilerde sokağa çıktığınızda %90 insanların yabancı olduğu görülmektedir. Bazı belediye hizmetlerine geldiğimizde sokak aydınlatması, yol, tretuvar, kanal ve asfalt işleri düzgün yapılmamakta, yüz yılı geçmiş ağaçların zamanında gereken budama işlerinin yapılmayışı nedeniyle tehlike arz etmektedir. Ayrıca şuursuzca ve de denetimsiz vasıta kullananların çoğalması nedeniyle, trafik kazaları çoğalmış bu konu da sahipsiz kalmıştır. Bununla ilgili olan sokak ve cadde birleşimlerinde hız kesici rampaların çoğunun eskimiş olmasıdır. Ayrıca son bir yıl içinde Yeşilköy’de faaliyete geçen kentsel dönüşüm tamamen denetimsizdir. Hafriyatlar sulanmamakta, bazen mesai dışında hafriyat yapılmakta, nakledilmekte hatta beton dökülmektedir.
* Yeşilköy sahilleri de yaz mevsiminde tamamen, yabancı olanlar ile Suriyeli ve Iraklılar dahil, işgal edilmektedir. Yeşil alanlara, ağaçlara zarar vermekte, burada yaşayan insanların hafta sonları sokağa çıkmasını bile engellemektedirler. Ve bütün bu söylediklerimize büyük ve küçük hiçbir belediye sahip çıkmamakta, insanların şikayetleri askıda kalmaktadır.

* Bu konularla ilgilenmek ve resmi kurumlara yardımcı olmak amacıyla bölgede bazı çevre dernekleri ve diğer sivil toplum kuruluşları olmasına rağmen bunların da son zamanlarda konularla ilgilenmediği görülmektedir.
Ayrıca Yeşilköy Çevre Platformu diye bir ekip kurulmuş, çok verimli aktiviteler yaparak bazı akademisyenlere, siyasetçileri, mimarları, deprem bilimcileri ve gazetecileri davet ederek kendilerine yaraşır bir şekilde topluma yardım olarak faaliyette bulunmaktaydılar.
Maalesef bu faaliyet de yok olmuştur.
Üzüntüyle belirtmek isterim. Bu nedenlerle Yeşilköy Allah’a kalmış, sorunları sadece seyretmekle ve sağda solda tartışmakla çözülmez hale getirilmiştir.
* Sevgili Yeşilköylü dostlarım, artık bu sorunların çözülmesine veya azalmasına davet etmek uyarısını yapmak istiyorum. Beni tanıyanlar Yeşilköy’deki çevreyle, halkın şikayetleriyle ve esnaf sorunlarıyla elimden geldiğince ilgilendiğimi bilirler. Her türlü siyasi ve sosyal toplantılara katılarak ve 10 yıldır da değerli gazetemizde yazarak bu sorunları dile getirdim. Ancak her faaliyetin de bir süreci olduğunu bilerek konumum itibariyle ilgili çabaları azaltmış bulunmaktayım. Ancak biz emekli de olsak şayet Yeşilköylü gençlerimiz konuyu ele alırlar ise onlara yardımcı olur, deneyimlerimizi, bilgilerimizi nefesimiz kesilinceye kadar kendilerine aktarırız. Yeter ki duyarlı, çevre dostu dolayısıyla ülke dostu olan gençlerimiz bu işte adım atmış olsunlar. Aksi halde güzel Yeşilköy’ümüz İstanbul’un herhangi bir semti haline gelmeye mahkumdur. Bizden söylemesi... 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NE UYARI VE BAZI ÖNERİLER
* Bir partinin güçlü olabilmesi ve onun güçlü kalabilmesi, temelini sağlam oturtmasına bağlıdır. Bu konuya ilçe ve il yöneticilerinin ilgi göstermediğini yarım asırlık siyasi yaşamımda tespit etmiş bulunuyorum.
Sözlerime geçmeden önce ilçe kongremizde yeni başkan seçilen dostum Sn. Selçuk Biber’i de gönülden tebrik ederken seçilemeyen diğer aday değerli dostum Sn. Celal Sevinç’e de siyasete devam etmekte başarılar dilerim.
  Gücünü, siyasetin kaynağı olan mahalle birimleriyle ilgilenmeyenlerin (tekrar etmekte fayda var) arzu edilen seviyelere gelmesi çok güçleşmektedir. Bu duyarsızlığı elli yıllık parti içi çalışmalarımda gözlemledim ve beraber çalıştığımız arkadaşlar da mutlaka gözlemlemiştir. İnanıyorum ki benim gibi düşünenler de az değildir. Taban gücünü kaybetmiş her parti tavanda da fire vermek zorunda kalmaktadır. Çünkü tabanlarda yörecilik, hemşerilik, arkadaşlık öne çıkmakta; bilgi deneyim ve parti içindeki çalışmalar derhal unutulmaktadır. 
Bu tabanda oluşan küskünlüklere, kırgınlıklara bir örnek olarak söylemek gerekirse mahalledeki delegasyon seçimlerinde oluşan bu yandaşlık ve dostluk olayı partilileri hem üzüyor hem de ayrılıklara sebep oluyor. Çünkü haksızlığa uğrayıp da seçilemeyen listedeki arkadaşlar az da olsa buruk bir kırgınlık duymaktadırlar. Bu da partinin bir ayıbıdır. Ayrıca mahallede seçilen insanların kimlikleri dahil bazen bilinmemekte, sadece 3-5 tane özel çıkar sevdalısı kişiler hiçbir kimseye sormadan ortalama her mahallede mevcut olan 300-500 kişinin arasında bilinmeyenlerin ve tanınmayanların seçilmesi de ayrı bir mutsuzluğa sebep olmaktadır.
* Oysa içinde yaşadığımız ülkenin ve vatandaşlarımızın sorunları ancak tabanda bu ayrışan ve partinin kaybına sebep olan olayların uzlaşması, birikime ve bilime değer verilerek insanları kırmadan ve mahallede 4-5 kişilik komisyon oluşturarak, gerçek partiliyi ortaya çıkararak, özel hislere ve ilişkilere kapılmadan insanları değerlendirmek, partiye de mahalleye de ilçeye de ülkeye de yarar sağlar.
  Umarım yeni seçilen sevgili dostum Selçuk Biber son seçimlerde olduğu gibi karmaşaları ve kavgaları irdeleyerek gerçeği bulmak için çaba sarf ederek halletmiş olsun. Tekrar kendisine başarılar diliyorum.
  Bu duygular içerisinde bütün insanlığa yeni yılın şans, sağlık ve mutluluk getirmesini, partimizin de bahsettiğimiz yanlışları düzelterek başarılı olmasını gönülden diliyorum.