YENİ DÖNEMİN GETİRİLERİ VE ÇEVRE SORUNLARI

sÇek değerli okuyucularım 24 Haziran ile demokrasinin bağlantısı açısından incelenmesi, vatandaşa kazandırdığı değerleri birlikte paylaşmak istiyorum. Ayrıca seçim öncesi ve sürecin de iktidar ile muhalefetin, özellikle CHP’nin yöneticilerinin doğru ve yanlışlarını da ortaya koymakta fayda görüyorum. Kaynayan kazanın artık durulması, sönmesi gerekmektedir.
ŞEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI-CHP KAZANI KAYNIYOR
Seçimlerde ve sürecinde iktidar kesimi getireceği yeni sistemle birlikte ülkemizin daha parlak bir ekonomiye sahip olacağını, sosyal ve siyasal yenilikler getirileceğini, yargıda kamu düzeninde asgari ücret ve yeni zamlar ile döviz politikalarının değiştirileceğini, emeklilere öğretmenlere, işçiye refah sağlayacaklarını dolayısıyla yeni anayasayla ülkeye yeni bir enerji getirerek çalışmalarını bu sözlere inşa etmiş ve de kazanmışlardır. 
Bütün bu iyileşmelerin verilen sözlerin sonuçlarını hep birlikte siz değerli okuyucular ve büyük milletimizin taktirine sunuyorum, görünen köy de kılavuz istemez. Bu aslanda kişisel düşüncem ise maalesef iyi yolda oluşmamış, çünkü en başta OHAL yasası yerine daha uzun vadeli ve OHAL’den daha güçlü sistemler umut yaratmadığını söylemek zorundayım.
Bir örnek vermek gerekirse FETÖCÜ adı altında kamuda, yargıda, emniyette özellikle silahlı kuvvetlerde on binlerce kişiler açığa alınmış, tutuklanmış, bazıları beraat etmiş bazıları da vefat etmiştir. Ama bu melun (VATAN HAİNLERİ) kişilerden bir tanesi bile siyasi kesimden çıkarılmamıştır. Dolayısıyla bu konuda endişe duymamak mümkün değildir. Çünkü medyadan takip edildiği gibi bunların hala faaliyette bulundukları ve belki de uygun bir zaman beklediklerini gözlemekteyiz.

SEÇİM SONUÇLARI VE CHP’NİN KONUMU
Değerli okuyucularım bu konuda siz de en az benim kadar görüşlere, tespitlere sahipsiniz, bende elimden geldiğince görüşlerimi aktarmak istiyorum. Peşinen şunu söylemek lazımdır ki seçimlerde ki taban örgütlenmesi, görevin önemsenmesi açısından CHP’nin çok başarılı olduğu söylenemez. Çünkü CHP’liler halka çok yakın olamamış, mahalle, iş yeri ve çok daha önemlisi ev ziyaretlerin de çok gerilerde kalmışlardır. Oysa bazı partiler bu alanda milyonlara varan konut ziyaretlerini, ikna çalışmasını başarmışlardır. CHP’nin sorunu mahalle birimlerinin çalışmaları, delege tespitlerinde ki isabetsizlikler ve yanlışlıklar ortaya çıkarmış, bu konuda akrabalık hemşerilik özel dostluklar öne çıkmış hatta mahallede seçilen delegelerin ilçenin adresini dahi bilmedikleri gözlenmiştir.  Yani bina temelinde olduğu gibi örgüt temelinin de, tabanın da sağlam olması şarttır. Bu hususları düzeltmek parti yöneticilerinin becermesi gerçek partilileri partiye kazandırması hatta onları çeşitli şekilde ödüllendirmesi gerekmektedir, halbuki günümüzde siyaset ilke ve millet adına değil kişilerin ticaret alanına dönüştüğü esefle görülmektedir. Gönül arzu ediyor ki önümüzde ki yerel seçimlerde bu eksiklik ve yanlışlıklar ortadan kaldırılsın ve CHP’ye yeni parlak bir ivme kazandırılsın. Değerli okurların aslında sırası gelmişken belirtmek isterim ki; Bu görüş ve tespit öz eleştirilerim 50 yıllık bir partili olarak tecrübeye dayanan çok samimi söylemlerdir. Parti ve ya kişilere zarar vermek niyetimiz, hevesimiz yoktur. Böyle olsaydı atamızın kurduğu bu büyük parti içerisinde 50 yıl barınmak mümkün olmazdı. Bu konuda özetle şunu söylemekte isabet vardır. Tavan ve taban arasında samimi ve sağlam ilişkiler oluşmadıkça ve bütün mesele memleket davası olarak görülmedikçe; UMUT DOLDURUP BOŞ AKITACAĞIZ

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı sayın Muharrem İnce’nin konumuna ve izlediğiniz söylemlerine gelince; kendisinin özellikle seçmene yaklaşımında ve başarısında yakaladığı ivmeyi, gösterdiği performansı açısından kendisini alkışlamak tebrik etmek gerekir. Ama şurası çok önemli ki bütün bu alkışlanmalar ve performansların büyük kalabalıkların sonuç vermemesi bir sorundur mutlaka çözülmelidir. Bu bağlamda kendisinin özellikle seçim gecesi saat 22’den itibaren ortadan kaybolması da partilileri sukutu hayale uğratmıştır. İnce’nin bir başka sürpriz ve zamansız geliştirilen yanlışı da yerel seçimlere az kalan bir süreçte kurultay konusunda yaptığı inatçılıktır. Kurultay sonuçlarına herkesin saygılı olması tüzük gereğidir, saygı duyulmalıdır. Tersini şiddia ederek bazı söylemler, işlevlerde bulunmak ise partililere zarar vermektedir. Cumhurbaşkanlığı’na aday olan bir lider bu konuda parti içi çekişmelere sebep olabilecek olumsuz davranışlarda bulunmamalıdır. Bence 24 Haziran seçim ittifakı doğru olasına rağmen daha doğrusu ise iyi sonuç alabilecek TEK BİR CUMHURBAŞKANI üzerinde uzlaşabilmek daha olabilirdi. Maalesef bu fırsatta kaçırılmış oldu. Liderlerden beklenen tarafsız, demokrat, görüşlere saygılı olmak, partililere ve yandaşlara ideolojisini iyi anlatabilmek, inanılır programları üretebilmek, bu programlar sayesinde de millete reformcu program sunabilmektir. Gerisi boş lafla iştigaldir.

YEŞİLKÖY SAHİLİ İŞGAL VE PİSLİK İÇİNDE
Bu konuyla ilgili geçen haftalarda bir gazetede fotoğraflı şekilde yayınlanan iğrenç görüntüler başta İBB ve Bakırköy Belediyesi’nin yüz karasıdır. Son zamanlarda Küçükçekmece, Avcılar, Florya ve Yeşilköy sahilleri pislik yuvası haline getirilmiştir. Sahillerde daha önce yapılan ve tükenmekte olan özellikle çimenler bir hastalık ve mikrop yatağıdır. 30 yılı akşın bir zamanda bu çimenler insan ve hayvan pisliği, sigara izmariti, yiyecek-içecek artıkları hiç temizlenmediği için, il defa sağlık açısından ilgililerin dikkatini çekmek istiyorum. Özellikle yabancı uyruklu kişiler bu sorunları yaratmakta, gece sabahlara kadar oralarda yatarak her tür ihtiyaçları işe birlikte çevreye hastalık saçmaktadırlar. Halbuki senede bir kez de olsa bu çimenlerin vakumlu hortumla temizlenmesi mümkündür. Konuyla ilgili Yeşilköy Halk Girişimi olarak şikayet dilekçesi İBB’ye ve Bakırköy Kaymakamlığı’na teslim edilmiştir. İmza kampanyasını yürütenlere teşekkür ederek, sorumlulardan ve belediyelerden bu konuda çözüm bekliyoruz.
DİP NOT: Sevgili okurlarım, bu yazıyı seçimlerin hemen ardından kaleme almıştım. Ancak Gazetemizin yasalar gereği hakkı olan yaz tatili nedeniyle yazılarım biraz zaman aşımına uğramış olsa da hala güncelliğini korumaktadır. Gecikme için affınızı rica eder sevgi ve saygılarımı sunarım.