Çeşitli sorunlarımız-Özlem gidermek

Okurlarım gazetemizin bu yıl tatilinin biraz uzunca yapması nedeniyle haberleşemedik. Dolayısıyla sevgimizi saygımızı sizlere geç sunuyoruz. Böyle olsa da herkese sağlık ve mutluluklar dileyerek başlamak istiyorum.
İSTANBUL’DA 30 YILDAN SONRA YENİ BİR YEREL YÖNETİMİ YAŞIYORUZ
Bu uzun dönem sürecinde yaşadığımız çok çeşitli siyaset, çevre, yönetim yanlışlıkları, depremler, yangınlar ve çok önemlisi de 15 Temmuz adını alan hain fetöcülerin özellikle kamu ve silahlı kuvvetlerimize verdiği yıkıcı, zararlı olayları da birlikte yaşadık. Ayrıca kadın ve çocuk tacizleri son günlerin önemli olaylarından biri olmuştur. Umarım devletimizin kendi içinde ki henüz temizlenmemiş, ayıklanmamış bu vatan hainleri kökünden yok edilsin cezalarını bulsunlar. İşte bu karmaşa ve çeşitli sorunlarımız içinde dünya platformunda yer almış her köşesi eski eserlerle, anıtlarla, tarihi değerlerle dolu MEGA şehrimizde yapılan yerel seçimlerde hiç beklenmeyen ve bazıları tarafından imkansız diye alay dahi edilen bir demokrasiye yatkın sosyal yanı güçlü birisini seçimleri kazanmış olması büyük başarı olmuştur. Yakın pencereden takip ettiğimiz ilgili seçim sonunda Türkiye siyasetin de yeni ve değişik meziyetlere sahip “bir Karadeniz uşağı” ortaya çıkmış, Atatürk ilkeleri, Cumhuriyeti ve demokrasiyi benimseyen sayın Ekrem İmamoğlu yeni bir umut ışığı olmuştur. Sayın İmamoğlu, seçim çalışmaların da gördüğümüz kadar açık ve cesaretli davranışlı kendisine yöneltilen çirkinlikleri düzgün aile terbiyesi çerçevesin de geçersiz bırakması, birleştirici, dürüstlüğü özellikle kişiler karşısında ayrımcı olmayışı davranışıyla 23 Haziran da açık farkla başarılı olmuştur.
Değerli başkan iftiralara sakın ha boyun eğme, sen hamsi suyu ve karalahanayla beslenmiş siyasette nesli tükenmiş bir delikanlısın uşağum. Sana müfteriler ve yalancılar diş geçiremezler hiç şüphen olmasın. Sana yine bir Karadenizli uşak olarak ayrıca 60 yıldır İstanbul’da yaşayan CHP örgütünden birisi olarak tebriklerimle birlikte başarılı olmanı gönülden diliyorum. Bu değerli demokrat arkadaşın yeni çalışmaları içinde gördüğümüz kendisine yapılan haksız ve yasa dışı çelmeleri ve barajları aşarak düze çıkacağını İstanbul’umuza ve insanlarına güzel hizmetler vereceğine inanıyor, alkışlıyor ve güveniyoruz.
BİTMEYEN ÇEVRE KATLİAMI
SORUNLAR

Değerli dostlarım, yukarıda bahsini ettiğimiz dünya MAGA şehri İstanbul’da şimdiye kadar hiçbir çevre konusu layıkıyla halledilmemiş. Uluslar arası teknoloji ve modernizeye kavuşmamıştır. Bu nedenlerle şehrimizin de eski eserleri de dahil en güzel yerleri katledilmiştir. Kuzey fay üzerinde yer alan sahillerle çevrili bu şehir deprem açısından en tehlikeli bölgede yer almaktadır. Bütün bu tehlikeli konumda bulunmasına rağmen şehrimize beş katlı binaları geçmeyen konut üretilmesi gerekirken her yerde ve özellikle sahillerde 30-40 katlı binalar yapılmış İstanbul beton bloklarıyla doldurularak ölüm kampına dönüştürülmüştür. Yeşil alanlar park alanları bazı ana arterler ve çevredeki ormanlar dahil sorumsuzca ve sorgusuzca imara açılmış 20 milyon insanın yaşadığı bu büyük şehir de sadece 70-80 arasın da deprem toplanma alanları bırakılmıştır. Halbuki böylesine büyük deprem tehlikesi bulunan şehirlerde dünya da olduğu gibi devletin öncülüğü ile ve sosyal konutların anlamıyla 3 ila 5 katlı binaların inşa edilmesi daha doğru olup, binlerce insanın ölümü önlenmiş olur. Aksi taktir de İstanbul’un7-8 şiddetinde ki depremi hiç beklemesine gerek yok tatbik edilen bu imar rezaleti içinde İstanbul’un yarısı ve binlerce insanın da kaybolması mukadderdir. Dünyanın hiçbir yerinde bizde olduğu gibi imar ve ruhsat yetkilerinin uygulanması merkez yönetime yani Ankara’ya bırakılmamıştır. Aksine yerel projelerin orada ki yerel yönetime bırakılması ve sürecin yakından denetlenmesi şart olmuştur. Bunlar yapılmadığı taktirde gelmesi muhtemel yüksek şiddette deprem tarihe mal olmuş güzel şehrimizi büyük oranda yok edebilecek, on binlerce insanın da hayatını kaybetmesine neden olacaktır. Bizim bu konuda ifade ettiklerimiz uydurma haberler değildir. Bu alan da söz sahibi deneyimli bilim insanlarımızın ortak ifadeleridir. Bizler aslında bu insanların tahminlerine ve söylemlerine inanmak zorundayız. Çünkü İstanbul’umuz da büyük çapta imar hırsızlığı, yolsuzlukları zirve yapmış durumdadır. Kıyı kanunu delinmiştir. Yapı denetimiyle yerel yöneticiler devreden çıkarılarak tüm kararları tespit ve tercihleri, ruhsatları Ankara’da birkaç kişinin emriyle yürütülmektedir. Yani yerel yönetimler baypas edilmiştir. Bu olay kabul edilebilecek bir uygulama değildir. Zira projelerde plan notlarıyla oynanmış, emsaller 2 den 7 ye çıkarılmış. Bu şekilde rant yiyicileri müthiş palazlanmıştır. Sonuçta çıkan imar aflarıyla İstanbul betona boğulmuştur. Zenginleri daha da zengin yapan ve yukarıda bahsettiğimiz gibi merkezden oynanan dalavereler ile değerli şehirlerde inşaat emsali ve metre kareleri tamamen keyfi hale getirilmiştir. Bu konularda birkaç örnek vermek gerekirse; 232 bin metre kare inşaat izinli ZORLU CENTER sonuçta 615 bin metre kare çıkarmıştır. Dubai şehri meşhur Raşit El Maktum’un Çamlıca’da ki 198 bin metre kare izinli inşaatı 800 bin metre kareye yükseltilmiştir. Şişli’de Çiftçi Towwers’in 59 bin metre karesi 315 bin metre kareye yükseltilmiştir. Metropol İstanbul’un 470 bin metre kare izni tam 700 bin metre kareye yükseltilmiş ayrıca Zeytinburnu’nda ki İstanbul’un siluetini bozan 7-9 blokları ayrı bir rezalettir. İnşallah bir zaman gelir bunlar tıraşlanır. Değerli dostlarım bu konuda yüzlerce örnekleri sizler de bilirsiniz. Bu şekilde İstanbul sömürüldü, megalıktan çıktı ve bir beton şehri haline geldi. Bütün bu olayların karşısında 7.8 lik bir depremin ne gibi yıkım ve tahribat yapabileceğini hangi sayıda insanların ölümüne sebep olabileceğini düşünmenizi rica ederim. Bunları nasıl engelleyeceğiz?
GÖZÜMÜZ AYDIN ENFLASYON 9.26’ya DÜŞMÜŞ
Değerli dostlar bu habere her halde sevinemediniz ve inanamadınız. Enflasyon demek görülür biçimde tüm insanlık ihtiyaçları olan yiyecek, içecek, giyecek, elektrik ve suyunun ucuz alabilmesi demektir. Halbuki baktığımızda içtiğimiz çaya %30 elektrik %50 doğalgaz %35 akaryakıt %30 köprü ve yol geçişleri %20 ve tüm gıda maddelerine de ortalama %25 zam geldiğine göre bayrıca yeni yılda da bu zamlar devam edeceğine göre 9,26 oranı ancak insanlarla alay etmek, onları enayi yerine koymak değil midir? Fakir-fukara ile düşük gelirli insanları emekçilerle dalga geçmeyin biraderler ayıptır günahtır.    
BAKIRKÖY BELEDİYESİ'NE UFAK BİR HATIRLATMA
İlçemizde ikinci kez başkan seçilen sayın Bülent Kerimoğlu ve ekibinden genel anlamda ve tüm bölümler de hizmetleri konusun da yapılabilecek bir dizi eleştirilerimiz olabilir. Bazı kültür ve sosyal icraat olaylarında alkışlayabiliriz. Ancak bir konu da benim de çok yakın ilgilendiğim ve yanlışlıkları düzeltmek için çalışmasını yaptığım konu olan Yeşilköy sahilde ki parkın içinde mülkiyeti belediyemize ait ve bir çevre derneğine tahsisi yapılan kadın-erkek tuvaleti için kendisiyle son yaptığımız görüşme doğrultusunda ricam ve ikazım olacak. İlgili tuvalet belediyemize aittir. Dahası var CHP’li belediyeye aittir. Bu doğrultuda hizmetlerin yapılması gereklidir. İlgili tuvaletin hikayesini ve yanlışını kendisi de bildiğine göre son görüşmemizde ki verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz. Evvela tuvaletin yanında açılan ve çok ayıp olan KOKOREÇÇİ büfesi ve tuvaletin görüntüsü hem sizlere hem halkımıza hem de CHP’sinin bir ayıbı olmaktadır ve konuyla ilgili şikayetler çoğalmıştır. Bu nedenlerle bu konuda verilen sözün tutulmasını rica ederken, işin takipçisi olduğumu da önemle bilginize sunuyorum.
TEŞEKKÜR
26 Eylül 2019 tarihinde vefat eden  60 yıllık eşimin cenazesine bizzat geleni mesaj atan, bağış yapan, tüm Bakırköylülere, arkadaşlara ve dostlara sonsuz teşekkürlerimi sunar sizlere mutluluklar ve sağlıklar dilerim.