Mali Müşavirler Dernek Başkanı Serdar ÖZKAN felsefemiz;
“Meslektaş ve meslek odaklı, samimi, dürüst ve liyakat çerçevesinde hizmet etmek.”

Resmi büyütmek için tıklayınız

Onlarca serbest muhasebeci mali müşavir dost ve arkadaşlarım var. Ancak mesleki anlamda ne tür sorunlar yaşarlar çok fazla bilmiyorum. Bu merakımı gidermek için son dönemde adını sıkça duyduğum Öncü Mali Müşavirler dernek başkanı Serdar ÖZKAN’la bir söyleşi yaptım. Söyleşi esnasında dernek başkan yardımcısı İrfan DEMİRCİ ve dernek mali saymanı Kenan MÜLAYİM’in de düşüncelerini aldım.
 Sayın Serdar ÖZKAN son dönemlerde derneğinizin adını sıkça duyar olduk. Adını sıkça duyuran bu dernek nasıl oluştu?
Mali Müşavirlik mesleği 1990 yılında çıkan 3568 sayılı kanunla yasal statüye kavuştu. Türkiye genelinde yaklaşık 105 bin Mali Müşavir ve 5 bin civarında Yeminli Mali Müşavir ile birlikte 110 bin civarında bir sayıya ulaştık. 1990 yılında Yasa ile kurulan İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler odasını Eylül 2016 tarihine kadar bizlerin de üyesi olduğu Çağdaş Demokrat Mali Müşavirler grubu yönetmekte.
2008 yılında yayınlanan 5786 sayılı kanun ile Türkiye’de sadece bizim odalarımız ve Türmob’da  uygulanan Nisbi temsil seçim sistemi getirildi. Nisbi temsil seçime giren grupların aldıkları oy oranında kurullarda temsil edilmesi anlamını taşıyor. Bugüne kadar olan süreçte bizleri rahatsız eden pek çok konu su üstüne çıkmasına rağmen Demokrat düşüncenin iktidar olması uğrunu görmezden duymazdan geldik. Takii Mayıs 2016 seçimlerinde Çağdaş ve Demokrat zihniyetin özünden saptığı, biz değil ben anlayışının hakim olduğu, grup içi demokrasinin kalmadığı, oda ve grubun güç zehirlenmesine kapılmış yöneticiler tarafından yönetildiği ve bunun mevcut grup içerisinde çözülemeyeceği düşüncesi ile Öncü Mali Müşavirler Grubu’nun oluşumu gündeme geldi.
1 Eylül dünya barış gününde Çağdaş demokrat grubun bizlerce düzeltmesi gerektiği yönetsel ve yapısal problemlerini pek çok arkadaşımızla kaleme alıp düzeltilmesi adına grup yöneticilerine üç gün öncesinde elden teslim ettik, akabinde kamuoyu ile paylaştık. Eleştiriye açık olmayan ve özeleştiri vermeyen bu anlayış sorgusuz sualsiz bizleri gruptan attı.
Fiilen bu mesleği yapan bizler gerçek anlamda demokrasinin işlediği, meslek ve meslektaşın sorunlarının sahipsiz olmadığı anlayışı ile elimizi taşın altına koyup önderlik yapmak adına ÖNCÜ Mali Müşavirler Birliği Grubunu ve Derneğini Kurduk.
 
Sayın ÖZKAN dernek kurmaktaki amacınız nedir?
27 yıldan beri mesleğin çözülememiş onlarca sorunu var. Kalıplaşmış bu yönetim anlayışının dışında yeni kişiler, yeni fikirler ve yeni mücadele anlayışı ile bu sorunları çözmek için yola çıktık. Bizler herhangi bir partinin güdümünde ya da arka bahçesi olan bir oluşum değiliz. Meslek grubumuz içinde aktif olarak genel siyaset yapmak gibi bir düşüncemiz yok. Biz yalnızca mesleki siyaset yapmak istiyoruz. Genel seçimlerde meslektaşlarımızın aday olmaları bizleri sevindirir. Siyasi olarak hangi görüşe sahip olursa olsun, dürüstlüğüne inandığımız arkadaşlarımızın yerel ve genel seçimlerde başarılı olmaları, sayısal olarak fazlalaşmasından yanayız. Böyle olması durumunda hedeflerimiz
arasında yer alan, tüm meslektaşlarımız için mesleki güvence, onurlu ve refah yaşamı sağlayabilmek adına mecliste arkadaşlarımızın olması bize güç katacaktır. Hem genel hem de mesleki anlamda tek adamlılığa karşıyız. Bir makamı 27 yıl süreyle yönetmek gibi bir anlayışımız yok.

Gerçek anlamda ÇAĞDAŞ DEMOKRAT grup üyeleri olarak, Bireysel hedeflerin olmadığı Çağdaş Demokrat birlikteliğin sürdürülebilir olması adına 10 maddelik bir deklarasyonla tüm meslektaşlarımıza seslendik.
1) Grup Tüzüğünün günümüze uygun, Makul Temsil sürelerinin belirlendiği, Çağdaş Demokrat yapıya kavuşturularak, ÇDMB Grubunun Tüzel kimliğinin oluşturulması.
2) BEN olgusu yerine, gerçek anlamda BİZ olmanın sağlanması,
3) Grup Organları ve Kurulların oluşumunda, genç meslektaşların ve kadınların, Liyakat, Emek ve ahde vefaya özen gösterilerek seçilmeleri,
4) Grubun tüm organlarında görev alacak ve grup adayların belirlenmesinde, seçme ve seçilme hakkının Çağdaş ve Demokratik kurallara bağlanıp grup içi tam Demokrasinin sağlanması,
5) İlçe örgütlenmelerinde kararların bölge üyelerine bırakılması, Örgütlenmeleri ve Temsilcilerinin oluşumunda gerekli demokratik ortamların sağlanması ve sonuca merkezden müdahale edilmemesi,
6) Artık, Mutlak Monarşi ve Kast yönetimi modelinden vaz geçilip, Temsil yetkisinin, Yaklaşık 95.000 üyeden oluşan meslek camiamızda Liyakat sahibi, vizyoner, yenilikçi, çağdaş, Meslek ve Meslektaşın çıkarlarını bireysel çıkarlarından ön planda tutan Dinamik Meslektaşlara teslim edilmesi,
7) Meslek haysiyetine uymayan Oda ve Türmob arasından Git Gel’lerle, güç ve rant peşinde olmaktan vazgeçilmesi
8) Onursal başkanlık gibi şerefli bir unvana yakışır şekilde davranarak, bilgi ve birikimlerini grup üyeleri ile paylaşıp meslek örgütünün önünün açılması, oda ile Türmob imkan ve olanaklarından faydalanmanın bırakılması,
9) Yıllardır meslek camiasında eleştirilerin Aynı kişinin birden fazla kurulda görevlendirilmesinin sona erdirilmesi, İSMMMO ve TÜRMOB ‘un artık geçim kapısı olma durumundan çıkarılması, HUZUR HAKLARI adı altında ödenen paraların ASGARİ DÜZEYE indirilmesi
10) Oda aidatlarının ve belge harçlarının düşürülmesi.
Bu anlamda tüm meslektaşlarımıza bu maddeler doğrultusunda sorunların ivedilikle ele alınarak, çözüm üretilmesini, sürekli seçim ve seçilme çabalarından ziyade meslek ve meslektaşın öncelikli sorunlarına mesai harcanmasının gerektiğini belirttik. Bu açıklama sonrası her geçen gün öncü mali müşavirler oluşumuna ilginin arttığını görüyoruz. Gün geçtikçe bizim daha da güçlenmemiz mesleki ve siyasi gelecek beklentisi olan bazı grupların tedirgin olmalarına neden olmakta. Bizler samimiyet, dürüstlük ve liyakat anlayışıyla yola çıktık. Bu düşünceye sahip tüm meslektaşlarımıza kapımız açıktır.

Sayın İrfan Demirci siz dernek başkan yardımcısı olarak kendinize dernek çalışmalarıyla ilgili bir hedef koydunuz mu?
Öncelikle Duyarlı bir Gazeteci olarak Öncü Mali Müşavirler Grubumuza olan ilginizden dolayı Ataköy Gazetesi Sahibi Özcan Atamer ve tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Grubumuzun kurulma amacı; Mali Müşavirlik mesleğimizde rantı ve farklı çıkarları düşünmeden, samimi ve dürüst duygularla Mesleki hedeflere ulaşılabileceğidir. Bizler bu bakış açısıyla yola çıktık. Ben de çağdaş grubun içinden gelen biriyim. Çağdaş grubun en büyük özelliklerinden biri maalesef geçmiş aklı istemiyor. Örneklemek gerekirse 5 yıl öncesini istemiyor. 5 seneden sonra insanlar gördükleri eksikleri gündeme getirmeye başlıyorlar ve bunların düzeltilmesini istiyorlar. Ben de bu süreçten geçtim. Maalesef çağdaş grupta liyakat diye bir şey yok. Biz burada yani Bakırköy’de 2000’li yıllardan bu yana ciddi bir mesleki mücadele veriyoruz. 1996 yılından bu yana bu grubun içindeyim. Yasal hakkımız olan savunma hakkımız bile alınmadan, kaderimizi bir kişinin iki dudak arasına hapsedip bizi yok etmeye çalışıyorlar. Bu durum son derece hatalı, ezici ve insan haklarına aykırı bir durumdur. İşin tuhaflığı da burada. Bu insanlar her platformda kendilerini insan haklarına saygılı, laik, demokrat ve Atatürk ilkelerine bağlı olduklarını söylüyorlar. Ancak bu sadece söylemlerde yerini buluyor. Gerçek anlamda bu özellikleri taşımıyorlar. Size bir kaç ilginç bir durumdan bahsetmek istiyorum. 10 Haziran 2017’de Ankara’da Türmob tarihinde 2. Kez Olağanüstü Genel Kurul yapıldı. 11 tane yönetmelik değişikliğine gidildi. Yönetmeliğin 1 maddesinde bulunan meslek mensubunun tutukluluk hali maddesi son derece eksik ve hatalı idi. Kısaca meslek mensubu trafik kazası veya herhangi bir ithamla tutuklandığı anda odamız derhal müşterilerine oda tarafından atanan bir veya iki mali müşavir görevlendirerek meslek mensubunun mükelleflerinin defterlerini tutacaklardı. Tutukluluk süresi belli olmayan bir durumda meslek mensubu 10 gün sonra dışarı çıksa elinde herhangi bir mükellef kalmayacaktı.
Yıllardır meslek mensubunun mucbir halleri dikkate alınmalı dediğimiz bir noktada sadece tutukluluk hali maddesi gerçekten ilginçti ve üzülerek söylemeliyim ki delege olarak yüzde 90’nımız 11 yönetmeliği okumadan oy kullanmaya gelmişler. İşi ilginç kılan bu maddeyi şu anda iktidarda olan 3 grubun (Çağdaş Demokrat Mali Birliği, Meslekte Birlik, Bağımsızlar Grubu) ortak olarak imza altına alıp delegasyonun oyuna sunulmasıydı.
Öncü Mali Müşavirler Grubu olarak bu maddenin son derece hatalı olduğunu, tutukluluğun hükümlülük olmadığını, masumiyet karinesinin yani sanığın “Suç sabit edilinceye kadar suçsuzdur” ilkesinin uygulanması gerektiğini Genel Kurul’da anlattık ve öncü grubun anlatımı üzerine delegasyonun büyük bir çoğunluğu bu maddeye karşı oy kullanarak, yönetmelikten kaldırılmasını sağladı. Öncü grup olarak ortaya koyduğumuz bu tavırla farklılığını ortaya koymuştur. Meslek ve meslektaş önceliğinde samimi olarak duygularını ifade edip her üç grup delegasyonu tarafından görüşleri benimsenmiştir. Burada sağduyulu olan delegelere de teşekkürü borç bilirim.
Yine yakın zamanda yaşadığımız ilginçliklerden biri şudur; 1990 yılından beri Bakırköy’de Mali Müşavirlik yapıyorum. Bunca yıldır yaşanmamış bir olayla karşılaştım. Bakırköy ilçesinde ilk kez Mali Müşavirler seçimlerine 2 yıl varken büro tescil belgesi veren bir oda başkanı gördüm. Konuyu daha da ilginç kılansa bu belgelerin özellikle bizim yanımızda yer alan arkadaşlara veriliyor olması ve o arkadaşlara bizimle görüşmemeleri için telkinde bulunulması.
Dernekle ilgili ilk çalışmamızı tabir yerindeyse çoban ateşini Bakırköy’de yaktık. Bakırköy’den bir kar tanesi olarak başladı. Ve diğer ilçelere doğru güçlü bir şekilde kartopumuz büyüyor.  2018 yılının sonu itibariyle samimiyet, dürüstlük ve liyakat boyutunda çığ olup 2019 Mayısı’nda İstanbul Mali Müşavirler Odası’nda iktidar olacağız. Bunu herkes görecek, biz buna inanıyoruz.
Grubumuzun en belirgin ve temel özelliği samimi oluşudur. Bu bağlamda da samimi görmediğimiz insanlara uzak duruyoruz. Asıl olan bu meslek için bir şeyler yapabilmek adına gereken iki unsur samimiyet ve dürüstlüktür. Grup olarak bizlerin ne rant ne de başka çıkarlar peşinde koşmak gibi bir düşüncemiz yoktur, olamaz da. İnanıyorum ki grubumuz bu meslek için çok iyi şeyler yapacak ve şimdi bizleri yok etmeye çalışanlar da bunu göreceklerdir.
Bizim söylediğimiz bir söz var. Mesleki siyasetin dışında hiçbir siyasete girmeyelim. Şimdilerde bakıyorsunuz X grup bir parti taraftarı, Y grup başka bir parti taraftarı. Biz hiçbir parti taraftarı olmak istemiyoruz. Grubumuz içinde her düşünceden insanlar olacak. Gerekirse TBMM’ye gidebilecek olan arkadaşlarımıza da hangi partiden olursa olsun gerekli desteğimizi vereceğiz.
Ben çağdaş grubunun içindeyken de aynı düşüncedeydim. Bunu defalarca da odada üst düzey insanlara söylemiştim. Bu çalışmalar çerçevesinde hedefimizi koyduk. 2019 yılı Mayıs ayında hedefimiz olan iktidara ulaşacağımıza inanıyorum.
Sayın Kenan Mülayim, siz Öncü Mali Müşavirler Derneği’ne nasıl katıldınız?
Yaklaşık olarak 22-23 yıldır çağdaş grubun içerisinde görevliydim, son 3 yıldır da grup başkanını, grup üyelerini sürekli eleştirdim. Demokratik temayüllerden grubun ilkelerinden uzaklaşmaya başladığımızı bu yapılanların yöntemleri ve grubu zayıflattığını, hatta böyle devam ederse grubun yok olacağı iddialarında da bulundum. Bunları defalarca da dillendirdim. Dillendirince grubu yönetenler grup ve oda başkanı olarak Yahya Arıkan ne yetkisini paylaşmayı ne de elindeki imkanları siyasi yapıda da Oda’da da hiç birini paylaşmayı kabul etmedi. Sadece yanına aldığı iki kişi var. Sürekli onlarla yol yürümeyi tercih etti. Kim bunlar derseniz Erol Demirel, Yücel Akdemir bunlara iki üç kişi daha katabiliriz. Bizler Oda’nın mutfağında çalışıyoruz. Hal böyle olunca da ilçelerdeki sıkıntıları daha net görebiliyoruz. Bu dert ve sıkıntıları başkan ve yönetime anlatmaya başlayınca gerginlikler de baş gösterdi.
En son ben seçimlerden sonra dernek başkanımız Serdar Özkan ve İrfan Demirci ile oda başkanımız Yahya Arıkan’ın yanına gittik. Kendisine Bakırköy’de ilçe temsilcisi olmak istediğimi bunun için ne yapmam gerektiğini sordum. Bunun için ilçe meclisi karar alır, ben de bu karara saygı duyarım. Senin temsilci olmandan da gurur duyarım dedi. Ben de bunun üzerine ilçe meclisini bir yemekte topladım, yemekte yaklaşık 32 kişiyiz. Başkana dedim ki ben bu arkadaşların en az 20 tanesinden onay alamazsam temsilci olmayacağım, ancak beklenenin de üstünde bir destek olursa temsilci olmak istiyorum. Ben gerekli desteği almış olmama rağmen aradan geçen 10 günlük sürede yaptıkları açıklamayla meclisin yetkilerinin alındığını ve temsilciliklerin atamayla yapılacağını söylediler. Sonrasında da Ali Çelik isimli bir arkadaşı atadıklarını açıkladılar. Bu gelişmeler sonrasında da Yahya Arıkan’la birlikte hareket edemeyeceğim kanısı kesinlik kazandığı için Öncü Mali Müşavirler grubuna katıldım.

Röportaj ve Fotoğraflar: Yılmaz BACACI