TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyük Kent Şubesi Trakya Büyük Kent Bölge Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Fazlıoğlu;  “HASTANE VE YEŞİL ALANIMIZA DOKUNMAYIN”

Resmi büyütmek için tıklayınız

Bakırköy Kent Savunması, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyük Kent Şubesi Trakya Büyük Kent Bölge Temsilciliği öncülüğünde imza kampanyası yaptı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi alanındaki plan değişiklikleri ile ilgili yapılan kampanyanın öncülüğünü yürüten Mustafa Fazlıoğlu, kampanyayla ilgili süreci ve yapacaklarını gazetemize anlattı.
Sayın Mustafa Fazlıoğlu, siz TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyük Kent Şubesi Trakya Büyük Kent Bölge Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanısınız. Aynı zamanda da Bakırköy Kent Savunması sözcülüğünü yapıyorsunuz. Neden Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile ilgili bir imza kampanyası düzenlediniz?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi arazisini de içine alan alanla ilgili bir plan değişikliği yapıldı. Bu plan tadilatıyla bir milyon metre karelik alanda bir emsal inşaat yapılmasının önü açılmıştır. Sinan Erdem Spor Salonu arazisini de içinde barındıran alanda 1/1000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapıldı. Biz Mimarlar Odası olarak bu değişikliğin kamu yararına olduğunu görmediğimiz için değişikliğin iptali ile ilgili mahkemeye müracaat ettik. Mahkeme süreci halen devam etmektedir. Bu alanda neler yapılmak isteniyor derseniz, size şöyle açıklayabilirim. Bu alandaki mevcut yapılar yok sayılarak bir emsal üzerinden yeni yapılanmanın önü açılmak isteniyor. Bir emsale göre mevcut imar yasası mevzuatına baktığımızda söz konusu yeşil alanda en az 1,5 milyon metrekare inşaat yapılmanın önü açılıyor. Şu an orada Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Acili ve diğer tüm birimlerle birlikte 150 bin metrekarelik bir inşaat alanı var. İçinde 17 bin ağaç olan, insanların nefes alabileceği, Allah korusun olası bir depremde insanların toplanma alanı olarak kullanılabileceği, bunun yanında çevre ilçelerden insanların spor yapmak ve bol oksijen alıp dinlenmek amaçlı geldikleri bir alan. 150 bin metre karelik sağlık tesisinde halen yaklaşık olarak 2 bin civarında insana yataklı kamusal tedavi hizmeti verilmekte. Bilimsel olarak baktığımızda planda sağlık alanı olarak belirlenmiş ve değiştirilerek hayata geçirilmesi istenen bu planda 6428 sayılı kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerinde belirtilen kullanımlar yer alabilir şeklinde bir madde ekli. Bu madde kamu ile özel sektör ortaklığına atıfta bulunan bir madde. Bu alanın bu şartlarda özel sektöre devredilmesi durumunda özel sektöre çok fazla ayrıcalıklar getirecektir. Örneklemek gerekirse, özel sektör plan değişikliğindeki tüm hükümleri kullanarak söz konusu alanda tek başına yeniden plan yapma yetkisine sahip olacak. Bu durumda özel sektör 6428 sayılı kanuna dayanarak burada konaklama tesisleri ve ticaret alanları da yapabilecek. Bu bir anlamda kamusal alan olmaktan çıkıp özel alan statüsü kazanmak demektir. Özel sektörün planları hayata geçirmesi durumunda devlet kendisine 25 yıl süreyle kira ödeyeceği gibi özel sektöre de yüzde 70 hastane doluluk garantisi verecek. Devletin garanti ettiği yüzde 70’lik doluluk oranının yakalanmaması durumunda da devlet aradaki farkı özel sektöre ödeyecek. 1924 yılında TBMM’de çıkan bir kanunla sağlık alanına dönüştürülen bu alanın çok özel bir yer olduğunu biliyoruz. 1927 yılından bu yana 90 yıldır bu alanda kamusal sağlık hizmeti verilmekte. Bizler de burada yapılacakların yanlış olduğunu gördük ve imza kampanyası başlattık. Söz konusu sağlık hizmetlerinin verildiği binaların günümüz şartlarına uyarlanarak devlet tarafından kamusal hizmet vermesini istiyoruz. Yeşilimize dokunulmasın istiyoruz. Bu nedenle de duyarlı tüm vatandaşlarımızı imza kampanyasına davet ettik. Birçok STK, dernek ve siyasi partilerden de destek gördük. İmza kampanyasına halkın katılımı oldukça yoğundu. Bu yoğunluk yalnızca Bakırköylülerden oluşmadı. Çevre ilçelerden ve İstanbul genelinden de katılımlar olunca, beklenenin de üstünde ilgi gördük. Yasal olarak bir ay süreyle haftanın üç günü yürüttüğümüz kampanya sürecinde topladığımız imzaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Başbakanlığa teslim edeceğiz. Gazeteniz aracılığıyla kampanyamız süresince gönüllü çalışmalarıyla bizlere destek olan tüm arkadaşlarımıza ve duyarlı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.