Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Av.Yusuf KADIOĞLU;  Kızılay’ın Bakırköy’deki yöneticileri
“ASILLARINI İNKAR EDİYORLAR”

Resmi büyütmek için tıklayınız

Bakırköy Kızılay yöneticileri mahkeme devam ederken Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanında aldıkları arsada inşaata devam ediyor. Arsa içinde bulunması gereken Atatürk heykeli ve Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evin aynı büyüklükte maketi nereye konacak belli değil. Atatürk’ü ve adalet  kavramını dillerinden düşürmeyenler adeta dillerini  yutmuş durumda.
Konuyu Atatürkçü Düşünce Derneği Bakırköy Şube Başkanı Av. Yusuf KADIOĞLU’na sorduk. Sorularımıza verdiği cevapları aşağıda bulacaksınız.
Sayın Kadıoğlu; bir sorumuz olacak size. Biliyorsunuz, Yunus Emre Kültür ve Sanat Evi’nin yanında Bakırköy Kızılay, Atatürk Heykeli ve Selanik’teki Evi maketini kaldırdı. Orada bir inşaat başlattı. Kendilerine başka bir yer teklif edilmesine rağmen inat ve ısrarla orada 2058 metrekare bir yer. Çekme payı olduğu için orada hastane olmaz. Bakırköy Belediyesi ihaleye sokulmadığı için Bakırköy Belediyesi, Ateş Bey döneminde orayı dava konusu yaptı. Dava halen devam ediyor. Davanın devam etmesine rağmen hukuk arayan Bakırköy Belediyesi ve tabi ki CHP, maalesef oraya ruhsat verdi. Ve orada inşaat başladı. Binlik ve 5 binlik planlarda da oradaki mevcut Atatürk heykeli ile Atatürk’ün doğduğu Selanik Evinin aynı büyüklükteki maketi (aslında gezilebilen bir binaydı) parsel için değerlendirme kaydı var. Fakat bütün ısrarlarımıza rağmen Atatürk heykelinin ve Selanik Evinin nereye konacağı meçhul. Belediye bu konuda bize cevap bile vermiyor. Halbuki plan notlarına göre, proje imzaladıklarına göre, ruhsat verdiklerine göre bunların yerinin belli olması lazım. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?
Öncelikle bu konuyu ısrarla gündeme taşıdığınız, haber konusu yaptığınız ve kamuoyunu aydınlatmada verdiğiniz gayrete çok teşekkür ediyorum. Hem şahsınızı hem de Ataköy Gazetesi’ni kutluyorum. Açık söylemem gerekirse böyle bir olayın varlığını ben sizin yayınlarınızdan öğrendim. Daha öncesinde bilmiyordum. “Atatürk’ü dillerinden düşürmeyen Atatürkçü kurumlar ne yapıyor?” dediğiniz için ben de özeleştirimi yapıyorum. Üstüme alıyorum çünkü bizler Atatürk’ü dilimizden düşürmeyen, Atatürk devrim ve ilkelerini takip etmek, yaşamda tutmak ve daha ileriye götürmek için kurulmuş bir derneğiz. Bu bakımdan acaba dernek olarak haberimiz olsaydı (veya şu anda haberimiz var); teknik olarak neler yapabilirdik? Haberleriniz üzerine bunu düşündüm. Dava açmak desem de zaten bir dava sürecinden söz ediyorsunuz. Yeniden bir dava açma olanağımız yok. Hukuk, bu yönde bizim dernek olarak hareket etmemize engel. Fakat ben aynı zamanda sizin de bildiğiniz üzere avukatım. Belediyenin açmış olduğu davaya müdahil olabilir miydik? Fakat dava ret olmuş. Bir anlamda öyle görünüyor ki; davanın temyizin sonucunu henüz bilemiyoruz ama “atı alan Üsküdar’ı geçmiş” gibi görünüyor. Biz dernek olarak belki bizim gibi düşünen Bakırköy’deki diğer demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütlerini de harekete geçirerek, onlara önderlik ederek basını da arkamıza alarak bir kamuoyu oluşturmak ve sizin de çabanızla bir basın açıklaması yapabilirdik. Bu durum halen geçmiş değil. Önümüzdeki günlerde bunu gerçekleştirebiliriz. Bu durumdan İstanbul’daki diğer şube başkanı arkadaşlarımı da bilgilendirip onlarla beraber bir değerlendirme yapacağız. Ve bu girişimde bulunabiliriz.
Şu ana kadar gelen duruma baktığımızda bu hadisenin içinde üç tane kurum olduğunu görüyoruz. Bir; ihaleyi yapan TOKİ, iki; ihale sonucu bu taşınmazı alan Bakırköy Kızılay ve üçüncüsü de Bakırköy Belediyesi. Bunların içinde hiçbir tane özel kurum yok. Üçü de kamu kurumu. Kamunun yararını gözetmesi gereken kurumlar. İhaleyi alan Kızılay’ın ismini daimî önderimiz Atatürk vermiştir. Bu da çok ilginç bir tesadüf. Atatürk Kızılay’ın isim babasıdır. En azından bu yönüyle halka hizmet olarak Atatürk devrim ve ilkelerinin takipçisi olması gereken bir kurum. İsim babalarına ihanet ediyorlar. En azından bu yönüyle Atatürk’ün eserlerine sahip çıkması gereken bir kurum. TOKİ’ye bakıyoruz, TOKİ başta sosyal konut yapma amacıyla kurulmuş daha sonra 2003 yılında yetkileri genişletilmiş. Ama asıl amacı halka ucuz konut yaratıp, konut sorununu çözmek. Size inanıyorum, belediye ihaleye sokulmadı diyorsunuz. Burada bir iş birliği var. Böyle anlaşılıyor. Bir peşkeş çekme gayreti var. İhaleye fesat karıştırma var. Herkesin girebilmesine olanak tanıyan bir olayda sokulmuyorsa bu durum hukuken ihalenin feshi nedenidir. Dava açılmasının sebebi bu mudur bilmiyorum. Bu durumdan ihaleye fesat karıştırıldığı anlaşılıyor.
Bir iş birliği ve peşkeş çekme var. Alıcı daha önceden belirlenmiş, satıcı onun koşullarını oluşturmuş. Fakat belediye davayı da açmış. Sizin haberinizden aldığım bilgilere göre ret almış, temyiz edilmiş. Şu anda Danıştay’da temyiz aşamasında. Böyle bir durum karşısında yürütmenin durdurulma kararı davanın başında alınamamışsa maalesef icrayı durdurmuyor bu. İcrayı işlem ve icrayı karar devam eder. Bundan yararlanarak faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ama bu doğru mudur? Etik anlamda doğru değil. En azından bunların hepsinin kamu kurumu olması, kamunun menfaatine iş yapması ve ticari bir amaç gütmeden hareket etmesi gereken kurumlar böyle bir durumda. Siyasi etik gereği davanın sonucunu beklemeli. Biz bile özel durumlarda özel davalarda, ben özel vatandaşların da davasına baktığımda, hukuk davalarında veya alacak davalarında temyize gitmişse ben sonucunu beklemeyi ve müvekkillerimi de o yönde yönlendiriyorum. Karar bozulabilir. İleride Danıştay kararı bozmuş olsa bu kez o ana kadar yapılmış olan nisai faaliyet durumunda yapılmış olanlar telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaklardır. O zaman, sizin de demin söylediğiniz gibi Atatürk heykeline ve Selanik’teki evinin aslına uygun şekilde inşa edilmesine yer kalmayacak. Belli ki karar bozulsa bile atı alan Üsküdar’ı geçmiş misali heykele ve eve yer kalmayacak.

Sayın Kadıoğlu, bu dava devam ederken buraya inşaat ruhsatı vermek Bakırköy Kızılay için “Nasıl olsa biz bu davayı kazandırırız.” demeleri oluyor. Bu zaten, konuşmamızın başındaki soruda da sorduğum gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyesi burası. Yollara düşüp hukuk adalet arayan belediye değil mi? Siz nasıl ruhsat veriyorsunuz?
Bu soruyu sorduğunuz için teşekkür ederim. Tam da buna geliyordum. Olay şöyle; teknik bir konu olduğu için hukuki konularda fikir yürütebiliyorum fakat imar konusunda bir bilgiye sahip değilim. Bunu araştırmak gerekiyor. Nasıl vermiş veya vermek zorunda mı kalmış? Bunu da bilmiyorum. Fakat eğer belediye yargı sonucunu bekleyin derse bunu iyi bir temenni maksadıyla söyleyebilir. Yürütmenin durdurulması kararı alınamamışsa bunu “hayır, ben bu ruhsatı vermiyorum.” demek durumunda kalmamış veya zorunlu olmuş olabilir. Elbette ki CHP Atatürk’ün iki büyük eserinden biri dediği önemli bir eser. Bakırköy’de de CHP iktidar. Ezici çoğunlukla CHP belediyede. Tabanı Atatürkçü, Atatürk sevgisiyle devrim ve ilkelerinin takipçisi olarak seçmeni olan bir yer. Tabi ki bu konuda direnmeliydi. Fakat ben birebir görüşmelerimizde Bülent Bey’in dernek ve belediyenin ilişkilerinde ve kamuoyundaki tanımıyla bana Atatürk devrim ve ilkelerinin samimi bir takipçisi olduğunu ve iyi bir Atatürkçü olduğu izlenimini veriyor. Öyle görmek istiyorum ve öyle olduğunu düşünüyorum. Ben Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanı olarak böyle bir olaya müdahil olamadım. Acaba olabileceğim bir şey vardı da eksik mi bıraktım diye düşünüyorum ve kendimi sorguluyorum. Eğer yapabileceğim bize düşen bir şey varsa da bundan çok büyük bir üzüntü duyarım. Ve halkımdan da özür dilerim. Çok net de yaparım bunu. Beni tanıyanlar da bunu bilir. Elbette ki çokça kamuoyunda söylenen bir söz var; sözde değil özde Atatürkçü olmak lazım.

Sayın Kadıoğlu burada herhalde aynı görüşü paylaşıyorsunuz. Hepimiz yasalara saygılı olmak zorundayız. Tabi yasaların işleyip işlememesi ayrı bir konu. Türkiye’de yasalar işlemiyor. Bunun zaten somut örnekleri önümüzde. Belediyenin 1/1000’lik ve 5000’lik planında söylendiği gibi Atatürk heykeli ve Selanik’te doğduğu evi parsel içinde değerlendirilmesi gerekiyor ise ve belediye de buraya buna uyarak ruhsat vermiş ise göstermesi gerekmez mi? Bütün sorularımıza niye cevap vermiyor? “Parsel içerisinde buraya heykel buraya ise ev konulacak.” demesi gerekmez mi? Son olarak bu konuda görüşünüzü almak isterim.
Elbette gerekir. Plan notu planın bir bütünü ve ayrılmaz parçasıdır. Davanın nasıl açıldığını ve kararın ne olduğunu bilmediğim için söylüyorum. Eğer plan notu öyle ise karar da buna da atıfta bulunmuşsa elbette bu konuda direnmeliydi. “Bunun yerini tespit edip ruhsatınızı öyle veririm” demek durumundaydı. Bu plan notuna uygun hareket etmesi gerekirdi.