Çanakkale Boğazı’nı geçen ilk ve tek otizmli
HEDEFİ DÜNYA ŞAMPİYONU OLMAK

Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız

Ironman M. Can Demirci’nin Hedefi Dünya Şampiyonluğu
Geçtiğimiz günlerde Antalya Belek’te gerçekleşen engelsiz ve engellilerin birlikte katıldığı, 1300 kişilik triatlon yarışlarında kendi kategorisinde birinci olarak “İRONMAN” demir adam unvanını alan hafif otizmli (Asperger Sendromlu) Muammer Can Demirci’yi daha yakından tanımak için babası İrfan Demirci ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Yaptığımız söyleşide Demirci, Can’ın oldukça azimli ve başarılarıyla mutlu olduğunu belirterek hedeflerinin Dünya şampiyonluğu olduğunu söyledi.

Sayın İrfan Demirci, özel çocukların bakımının ne denli zor olduğunu biliyoruz. Ancak Can’ın başarısını da kıskanmamak mümkün değil. Bu başarının temeli nedir? Hangi aşamalardan geçerek şampiyonluklara ulaştınız?
Can 1990 doğumlu, sporla tanışmadan önce 19 yaşında 152 kilo civarındaydı, şimdi 75-80 arası değişkenlik gösteriyor. 2.5 yaşına kadar yürüyemiyor ve konuşamıyordu. Bunun sebeplerini anlamak için birçok doktora götürdük. Bu süreç 2009 yılına kadar sürdü. Kendi kızı da otizmli olan bir arkadaşımız bize Sapanca Kırpınar’da özel çocukların spor ile tanışmasına imkan sağlayan Sportizm Merkezi’nin olduğunu söyledi. Gittik merkezi gördük tam da aradığımız tarzda bir yerdi. Can’ın merkezdeki eğitimine başladığında biz yanında olmadan kalamayacağıyla ilgili korkularımız oldu. Fakat 2-3 ayın sonunda oraya adapte olmaya başladı. Hocalarıyla birlikte 7/24 vakit geçirdikleri disiplinli bir kurumdu. Burada aldığı eğitim sonrası girdiği yarışmalarda başarılar geldi.

Can sporla tanıştıktan sonra hangi yarışmalara katıldı? Önemli dereceleri nelerdir?
Can, özel çocuklar milli sporcu unvanı taşıyor. Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Yüzme Milli Takım Sporcusu. Ülkemizi yurt dışında başarılı bir şekilde temsil ediyor. Şimdiye kadar yurt içinde aldığı derecelerinin yanında yurt dışında ulaştığı en iyi derecesi Avrupa ikinciliği. Bunun yanında farklı branşlarda takım halinde kazandığı madalyaları da var. Altı buçuk kilometrelik Çanakkale Boğazı’nı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda 48 dakikada rekor kırarak geçen Türkiye ve dünyada ilk ve tek otizmli sporcu. Yüzlerce normal sporcularla birlikte katıldığı yarışmada kendi branşında birinci olurken genel klasmanda da 12. oldu. Bu başarılar kolay kazanılmıyor. Günlerce antrenman yapıyoruz yüklü meblağlarda paralar harcıyoruz. Belek’te yapılan yarışma için 10 bin 500 liraya özel bisiklet almak durumunda kaldık.

Bu durumun üstesinden gelmek oldukça zor görünüyor. Devlet ya da sponsor desteği alıyor musunuz?
Devletin bu konudaki desteği oldukça düşük rakamlar. Devlet desteği aldığımız söylense de görsellikte kalıyor. Mongol çocuklarla sadece fotoğraf çektirip basında duyarlı olduklarını göstermek istiyorlar. Düşünsenize özel sporcular yurt içinde ya da Avrupa’da yarışmalara katılıyor, devlet sadece sporcunun yol ve konaklama masraflarını karşılıyor. Siz de biliyorsunuz ki bu çocuklar bireysel anlamda hayatlarını idame ettirebilme yetisine sahip olmayan çocuklar. Her seyahatlerinde yanlarında refakatçıları olması gerekiyor. Devlet refakatçıların giderlerini karşılamıyor. Bu durumda da aileler ekonomik anlamda çok büyük fedakarlıklar yapmak zorunda kalıyor. Ekonomisi iyi olan aileler bunu karşılayabiliyor ancak olmayanlar bir sonraki yarışmalara parası olmadığı için çocuklarını götürmek istemiyor. Çocuklarımızın Avrupa’da aldıkları başarılar ödül sistemine dahil edilmiyor. Oysa bu çocuklar motive amaçlı da olsa ödüllendirilmeli.

Sayın Demirci, bu tür sorunların giderilmesi için ilgili kurum ya da kişilerle herhangi bir görüşmeniz, girişimleriniz oldu mu?
Evet oldu, devletin özel çocuklara desteğinin ve hizmetinin artırılması için birtakım girişimlerde bulundum. Yararlandığımız imkanlar bize yetmiyor. Gençlik Spor Bakanlığı’nın havuzlarına giriyorlar, belediye otobüslerinden faydalanıyorlar, bunlar basit şeyler. Yaptığım görüşmelerde haklı olduğum ve gereken desteklerin sağlanması için ilgili yerlere talimatlar verildi. Ancak şimdiye kadar olumlu bir sonuç alamadık. 2010 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gittik. Bakan Faruk Bey’di ve 75 bin liralık havuz masrafımızın olduğunu söyledik. Hemen ilgileneceğini söyledi ve Spor Toto Müdürü’nü aradı, tüm masraflarımızı karşılamasını söyledi. İlgili birime gittiğimizde Bakan’ın talimatı olmasına rağmen sadaka verir gibi “Biz size sadece 3 bin lira verebiliriz” dediler. Böyle bir şey kabul etmemiz mümkün mü? Can ve Can gibi özel sporcuların aylık harcamaları ortalama 5 bin lira civarında. Cumhurbaşkanımız sayın R. Tayyip Erdoğan ile iletişime geçme fırsatım olduğu takdirde özel sporcu ve ailelerinin yaşadığı sıkıntıları kendisine ileteceğim. İnanıyorum ki Cumhurbaşkanımız yaşanan sorunların tümünü aşmak için gerekeni yapacaktır.

Cumhurbaşkanına ulaşamamanız durumunda bu sorunların üstesinden gelmenin başka yolu yok mu?
Devletin özel çocuklara maaş bağlaması lazım. Geleceklerini garanti altına alabilmeleri için sosyal güvencelerinin devlet tarafından sağlanması lazım. Yurt dışında Avrupa ülkeleri bu tür sporcularla çok fazla ilgileniyor. Belirli bir maaşları var. Özel eğitmenleri var. Geçtiğimiz aylarda Çek Cumhuriyeti’ne gittik. Bizim kafilemizde 8 sporcumuz için bir teknik eğitmen vardı. Farklı ülkelerde durumun nasıl olduğunu orada bulunanlara sorduk. Bir sporcunun masörü, psikoloğu ve teknik hocası olmak üzere 3 tane eğitmeni vardı. Onların 10 sporcusuyla ilgilenecek 30 eğitmeni varken bizim 8 sporcumuzla bir eğitmen ilgileniyordu. Konuşmamın bir bölümünde de belirttiğim gibi özel sporcularla gerçek anlamda ilgilenilmiyor. Gerekli düzenlemeler yapılıp, imkanlar sağlanması halinde dünya şampiyonları çıkartırız. Kurumsallaşmış firmalar, holdingler ve büyük şirketler destek verse, bu çocukların özel eğitmenleri, materyal ihtiyaçlarını karşılasalar, özel bir eğitime tabi tutsalar Türkiye’nin başarısız olma gibi bir şansı olmaz. Aslına bakacak olursak bu süreçte elimizden tutmayan sorumlular engelli, bizim çocuklarımız değil. Sorun bu çocukları görsel olarak kullanmalarında yatıyor. Çocukları desteklemek yerine, destekliyor görüntüsü verip reklam aracı olarak kullanıyorlar. 
Oğlunuzun durumunda olan veya farklı engelleri bulunan çocukların ailelerine neler söylemek istersiniz? Vermek istediğiniz mesaj var mı?   

Ebeveynler engelli çocuklarını eve hapsetmesinler. İmkanları ölçüsünde çocukların engel durumuna göre yapabileceği işlerle ilgilenmesini sağlasınlar. Oğlum Can örneğinde olduğu gibi bu çocukların sporla çok iyi yerlere gelme şansları var. Spor yapamayacak derecede engeli olan çocukların da mutlaka başarılı olabileceği kültür-sanat gibi faaliyet alanları da var. Anneler, babalar inandıkları ve pes etmedikleri sürece özel çocuklarımız mutlaka başarıyı yakalayacaktır. Biz Demirci ailesi olarak inandık, hedefimizi de belirledik. Muammer Can Demirci (İRONMAN) gelecekte dünya şampiyonu olacaktır. Buna yürekten inanıyoruz.
Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız