BİNDİĞİNİZ ASANSÖRLERE DİKKAT

Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız

Kullanıcı olarak bizlere büyük görevler düşüyor. Özellikle içerisinde etiket olmayan asansör kullanılmamalıyız. Etiketin olmaması ya kontrol yapılmadığını ya da yapılmışsa kırmızı etiket aldığını gösterir.
Üzerinde YEŞİL veya MAVİ etiket olmayan asansörlerin kullanılmaması gerekiyor. Çünkü bu asansörlerde can güvenliğiniz yok.
Yazılı ve görsel medyada hemen hergün asansör faciaları  ile ilgili haberler görüyoruz. Bunlardan bazıları kullanıcılardan kaynaklı kazalar olurken bazıları ise gerekli bakımı ve periyodik kontrolleri yapılmamasından kaynaklandığı açıklanıyor.
Konuyu Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Asansör Kontrol Birim Sorumlusu Serdar Turan ile görüştük.

Medyada sık sık asansör kazalarıyla ilgili haberleri okuyoruz. Bu kazaların nedenleri nelerdir?
Medyaya yansıyandan çok daha fazla kaza yaşanıyor. Bunların bazılarında yaralanmalar yaşanmazken bazılarında ise ciddi yaralanmalar, uzuv kayıpları hatta can kayıpları oluyor. Eskiye oranla iyileşmeler var.
Kaza oranları azalmaya başladı. Özellikle son 4-5 yıldır yapılan periyodik kontrollerle birlikte hem mevcut asansörler iyileştirme süreçlerine girdi hem de yeni yapılan asansörler artık olması gerektiği kalitede seyrediyor. İlgili standart ve yönetmeliklere uygun yapılmaya başlandı. Kontroller haricinde biz kullanıcılar da asansörleri tanımaya başladık. Kullanım konusunda daha bilinçlenmeye başladık. Bundan bir beş yıl evvel asansöre binip çıkıyorduk. Şimdi ise bu işle uğraşan yöneticiler işin içine girmeye başladığı için; asansörün sistemi ve neye dikkat edilmesi gerektiğine hakimler.
Önceki yıllarda kontroller disiplinli bir şekilde yürütülmüyordu. Şimdi ise bakımcı firmanın belgelerinden sözleşmesine kadar dikkat ediliyor. Aylık bakımı ve kontrolü yaptığına bakılıyor. Muayene kuruluşları periyodik kontrolü yaptığı zaman nasıl periyodik kontrol yapıyor; uygun mu değil mi diye bakılıyor. Artık asansörün önemini fark etmeye başladık. Zamanla asansörlere verilen önem artmaya başlayacaktır. Fakat bu durum ülkemizde genel bir kültür. Asansör kazaları ülkemizde yaygın bir durum. Bu kazaları ikiye ayırabiliriz. Birincisi; mevcut kullanıcılar olarak bizlerin yaşadığı kazalar olabilir. İkincisi ise; asıl oran daha çok bakım veya montajını yapan bu işin teknik personellerinde daha fazla kazalar oluyor. Diğer sektörlerde de aynı oran var. İnşaat sektöründe de aynı kazalar oluyor.

Asansörlerin  standartları nelerdir? Veya biz o standartların yakınında mıyız?
Bizim, asansör yönetmeliğinin kapsamına giren günlük yaşamımızda kullandığımız asansörler için onlarca yıl öncesinde de standartlar vardı. Avrupa’da yayınlanan standartlara benzer şekilde ülkemizde de çevirisi yapılıp Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından Türkiye’de yayınlanıp yürürlüğe girdi. 80’li ve 90’lı yıllarda da bir standart vardı. O dönemler Avrupa Birliği doğrultusunda gitmiyorduk fakat yine de takip ediyorduk. Standart vardı fakat uygulamasında sıkıntı yaşanıyordu. Bu işin bakım ve montajı yapılırken belirli standartlar çerçevesinde gidilmesi gerekiyor. Ancak bunlara pek fazla uyulmuyordu. Bakım firmaları TSE’den çok rahat bir şekilde yetki alabilir. “Bu kadar yetkili firma var bu kadar standart satıldı.” veya “Son 20 yılda asansörler adına bu kadar standart satıldı.” diye veriler olsa, süreci açıkça görebiliriz. Belki de standart satın alınıp okumuyor, satın alınan standarda göre hareket edilmiyor veya geleneksel yöntemler kullanılıyor. Ama artık son 4-5 yılda bir yapılan periyodik kontroller sayesinde standart okunmaya da montaja da bakıma da iştirak etmeye başladı. Ve artık sektör mühendisin, mühendisliğin daha çok içerisinde olduğu bir sisteme dönmeye başladı. Böyle oldukça da kaza oranları azalmaya başladı.

Peki firmalar dışında apartmanlarla sorumluluğu kim alıyor? Bunun denetimini kim yapıyor? Veya kimlerin yapması gerekiyor?
Asansör İşletme Bakım ve Periyodik Kontrol yönetmeliğine göre bina sorumluları asansörün güvenli bir şekilde sürekli çalışmasından sorumlu oluyorlar. Bunun için yapması gereken iki şey var. Birincisi; yetkili bir bakım firmasıyla sözleşme imzalayıp ayda en az bir defa asansörün bakımını yapmak. İkincisi ise; bulunduğu ilçedeki belediyeyle protokol imzalamış ilgili muayene kuruluşu kimse, ona başvurup asansörün periyodik kontrolünü yaptırıp yeşil veya mavi uygunluk etiketi almak. Yeşil veya mavi etiket asansörün kullanılabilir olduğunu gösterir. Asansör sürekli çalışan bir sistem olduğu için şu an uygun olan bir asansörün rutin bakımı yapılmazsa veya üzerinde yapılan işlem sağlıklı olmazsa bir süre sonra hata verebilir veya bozulabilir. O yüzden yıllık olarak düzenli periyotlarla tarafsız bir göz tarafından uygun olup olmadığını veya kullanılabilir olup olmadığının görülmesi lazım. Bina görevlisinin sorumluluğunu bu şekilde özetleyebiliriz.
Muayene kuruluşlarının da görevleri var. Tarafsız bir şekilde gidip kendi bölgelerinde protokol imzaladığı asansörleri denetimini yapmak. Orada da Sanayi Bakanlığı’nın yayınladığı tebliğ ve yönetmelikler çerçevesinde kontrollerini yapmak, kontroller sonucundaki asansörün durumunu belirten raporları yöneticiye, bakım firmasına ve belediyeye bildirmek.
Belediyenin de görevleri var. Belediye de kendi içerisindeki bütün asansörleri denetlettirmek için bir muayene kuruluşuyla protokol imzalayıp muayene kuruluşunun asansörü denetlemesini sağlamak. Yönetmelik gereği mühürlenmesi gereken asansörlerin mühürlenmesini sağlamak.
Problemlerle alakalı herkesin sorumlulukları var. Bina görevlisi periyodik kontrolü yaptırmıyorsa, mühürlenmesi gereken bir asansörü belediye mühürlemiyorsa, muayene kuruluşu kontrolünü yapmıyorsa ve bakım firması görevini yapmıyorsa kazalardan sorumludur.     

Kazaların önüne geçmek için Standartlara uymak için nerelere müracaat edilmesi gerekiyor? Müracaat edildikten sonraki aşamalar nelerdir?     
Bunlar denetimler sayesinde ortaya çıkıyor. Önceden yeni yapılan bir asansör iki yıl sonra periyodik kontrollere giriyordu. Şimdi artık asansör yeşil etiket almadan tescil alamıyor. Tescil alınmadığı zaman da belediye binaya iskân veremiyor. Dolayısıyla daha ilk aşamada asansör muayene kuruluşları tarafından denetleniyor. Tamamen standartlara uygun eksiksiz bir şekilde yapılıyor. Sektör de artık standartlar doğrultusunda hareket ederek ve mühendis çalıştırmaya ağırlık vererek ilerleme kaydediyor.

Asansör kullanıcılarına neler söylemek istersiniz?
Kullanıcı olarak bizlere büyük görevler düşüyor. Özellikle içerisinde etiket olmayan asansör kullanmamalıyız. Etiketin olmaması ya kontrol yapılmadığını ya da yapılmışsa kırmızı etiket aldığını gösterir.
Üzerinde yeşil veya mavi etiket olmayan asansörleri kullanmamaları gerekiyor. Çünkü bu asansörlerde can güvenliğiniz olmayabilir. Asansör kazaları da olmaz gibi bir algı olabilir fakat ölümlere kadar gidebilir.
Bunun dışında insanlar asansörde kalabilir. Kurtarma çalışmalarını, ilgili asansörün sistemine uygun ve kurtarmayı yapmak için eğitilmiş kişiler veya firma tarafından görevlendirilmiş teknik personelin yapması lazım. Elektrikler gittiğinde asansörde kalmak gayet doğaldır. Fakat gelen kişi kurtarma eğitimi almadıysa, yetkili biri değilse ve kendi yöntemleriyle bir kurtarma işlemi yapıyorsa bu durum ölümle sonuçlanabilir. Hatta içerde kurtarılan kişiyle beraber kurtaran kişi de kuyuya düşebilir ve feci yaralanmalar hatta ölümler olabilir. Bunlara çok dikkat etmeliyiz. 

Resmi büyütmek için tıklayınız