Türkiye öyle bir vahim durumda ki; doğruyu söylemek gerekirse hepimiz birer suçlu adayıyız, tutuklu adayıyız!

Resmi büyütmek için tıklayınız

İBB Meclisi CHP Üyesi Seyit Ali Aydoğmuş 2017 yılı Aralık ayı meclis toplantısında mecliste gerçekleştirdiği gündem dışı konuşmasında İnsan Hakları Haftası nedeni ile Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesini meclis gündemine getirdi. AKP İktidarı’nda insan haklarının, kadın ve çocuk hakları istismarının tavan yaptığı söylemlerine tahammül edemeyen AKP’li Meclis Üyeleri’nin sık sık müdahalelerine ve sözlerinin kesilmesine insan hakları istismarlarını okuyarak devam eden CHP’li Seyitali Aydoğmuş konuşmasında şu cümlelere dikkat çekti: “İşin vahimi hala 17 aydır OHAL’le tüm ülkeyi sonu görülmez karanlığın içine çekiyor, memleketi Büyük Millet Meclisi’nden değil de tek adam anlayışıyla KHK’larla idare edebiliyorsanız ve bunu size verilmiş Allah’ın lütfu sanıyorsanız bu ülkede İnsan Hakları’nın olmadığının açık kanıtıdır. Hani deriz ya engelliler için, hepimiz birer engelli adayıyız, doğruyu söylemek gerekirse hepimiz birer suçlu adayıyız, tutuklu adayıyız. Çünkü muktedirlerin, sabah kalktığında kimin canına okuyacaklarını biz bilmiyoruz vallahi, siz de bilmiyorsunuz. Bu duygularla memleketin her yerinde bahar rüzgârlarının estiği, ne ezenin, ne ezilenin olmadığı, hakça bir düzenin olduğu güzel günler diliyor saygılarımı sunuyorum.”

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 2017 yılı Aralık ayı Meclis toplantılarında “İnsan Hakları Haftasıdır” konulu gündem dışı konuşan İBB Meclisi CHP Üyesi Seyit Ali Aydoğmuş’un konuşma metni:
Sayın Başkan, Değerli Meclis Üyeleri;
Hepinizin de bildiği gibi bu hafta İnsan Hakları Haftasıdır. Bundan tam 69 yıl önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul ve ilan edildi. Türkiye bu beyannameyi 6 Nisan 1949 yılında onayladı. Tamamı 30 maddeden oluşan bu beyannamede, doğadaki tüm canlıların haklarını koruyan hükümler yer almaktadır;.
İnsanların hukukun önünde eşitliğinden, mülkiyet hakkından, egemenliğin diktatörlere değil halkın olduğundan,
İddiadan suçluya değil, suçludan iddiaya giden,
Herkesin din, dil, ırk ayrımını yasaklamaktan,
Şiddete dönüşmediği sürece düşünce özgürlüğünden,
Verdiği verginin nerede, nasıl kullanıldığını denetlemekten ve bunun için hesap sorabilmekten,
Her türlü işkencenin yasak olduğundan, keyfi tutukluluğun olamayacağından,
Serbest dolaşım hakkının olduğundan bahseden bir beyanname...
Türkiye’nin altında imzası olan bu beyannamenin, Türkiye’de uygulanmasına kısaca bir göz atarsak;
- Karakollarda hala işkencenin olduğu,
- Hala çocuk işçiliğinin çirkince yaşandığı,
- Hala çocuk ve kadın cinayetlerinin ve cinsel istismarın had safhada olduğu,
- Hala yargısız infazların devam ettiği,
- Hala cezaevlerinde 228 bin kişinin yattığından söz ediliyorsa,
- Hala binlerce kamu görevlisi mesleklerinden ihraç ediliyorsa,
- Hala 180 gazeteci cezaevinde, akademisyenler açıktaysa,
- Hala 1980 yılından bu güne Cumartesi Anneleri çocuklarının ölü veya diri cesetlerini arıyor da bulamıyorsa,
- Hala halkın seçtiği Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri hiçbir haklı gerekçe bulunmadan görevden el çektiriliyorsa,
- Hala ülkede ekonomik kriz darboğaza dönüyor da buna da büyüme deniyorsa,
- Hala maden ocaklarında yerin yüzlerce altında çalışan emekçiler iş cinayetlerine kurban gidiyorsa ve buna da bu işin fıtratında var deniyorsa,
- Hala yeni çıkan torba yasasıyla maden ocaklarının iş güvencesi ve işçi sağlığını hiçe sayan maddeler eklenebiliyorsa,
- Hala sendikal örgütlülüğün ve demokrasi mücadelesinin tüm yolları tıkalıysa,
- Ve işin vahimi hala 17 aydır OHAL’le tüm ülkeyi sonu görülmez karanlığın içine çekiyor, memleketi Büyük Millet Meclisi’nden değil de tek adam anlayışıyla KHK’larla idare edebiliyorsanız ve bunu size verilmiş Allah’ın Lütfü sanıyorsanız,
Bu ülkede İnsan Haklarının olmadığının açık kanıtıdır.
Hani deriz ya engelliler için, hepimiz birer engelli adayıyız, doğruyu söylemek gerekirse hepimiz birer suçlu adayıyız, tutuklu adayıyız.
Çünkü muktedirlerin, sabah kalktığında kimin canına okuyacaklarını biz bilmiyoruz vallahi, siz de bilmiyorsunuz.
Bu duygularla memleketin her yerinde bahar rüzgârlarının estiği, ne ezenin, ne ezilenin olmadığı, hakça bir düzenin olduğu güzel günler diliyor saygılarımı sunuyorum.