Mahallenizde Ne Değişti?

Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız

Yeşilyurt deyince insanın aklına sessizlik ve huzur geliyor. Önceleri yazlık bir semt olan ve faytonların koşturduğu Yeşilyurt, şu anda inşaat sahasına çevrilmiş durumda. Yaşanan betonlaşmadan sonra da bölgenin çehresi hızla değişiyor. Daha çok yaşlı emekli kesimin yaşadığı Yeşilyurt, yoğun yapılaşmadan sonra bu yapısını koruyabilecek mi?         
“Mahallemizde Ne Değişti?” bölümünde bu ay, sessiz ve huzurlu yapısıyla Yeşilyurt’u ve sosyal, kültürel ve şehircilik anlamında dönüşümüne dair etkilerini Yeşilyurt’ta ikamet eden veya çalışan altı farklı kişiyle ele aldık.

Türkiye’de Kentleşmeden Ziyade Bir Betonlaşma Var
13 yıldır Yeşilyurtlu olduğunu dile getiren Rıdvan Bayar, önceden trafik yoğunluğu olan ve kalabalık bir bölgede oturduğunu ve yaşam standartlarına uygun gelmediğini aktardı. Bayar; “O yüzden Yeşilyurt’a taşınmaya karar verdim. Buranın nezihliği ve sakinliğinden çok etkilendim. 2003 yılında daha sessiz ve güzeldi. Yazın kalabalık olması dışında başka bir şikayetim yok.” dedi. Yeşilyurt’ta alt yapı çok iyi olduğunu aktaran Bayar, insanın doğaya her zaman ihtiyacı olduğunun altını çizdi. Yeşilyurt’ta bu ihtiyacı karşılayabildiğini dile getiren Bayar; “Avrupa ülkelerinde ve dünyada kentleşme varken Türkiye’de kentleşmeden ziyade bir betonlaşma var. Her yer bozulmuş durumda. Kentleşme anlamında estetiğin de olması gerekiyor. Ticaret, yapılaşma betonlaşma araya girdiği zaman iyi sonuçlar vermiyor. Burada apartmanların kat sayısı da yüksek değil ve insanları daha bilinçli. Trafik sıkıntısı yok, ulaşım çok iyi. Esnaflık ilişkilerinden çok memnunum. Burada herkes birbirini tanır. Buraya yerleşip buranın sakinliğini tatmak benim için dönüm noktası. Dışarıdan gelen müşterilerim de Yeşilyurt’u gördükleri zaman sakinliğinden çok etkileniyorlar. Ağaç veya bitki yetiştirme olanağımız var. Bu çok güzel, değerli bir şey. Kuaförlük mesleği icra ediyoruz ve sürekli kimyasalı solumak durumunda kalıyoruz. Bunun etkilerini azaltmak için de dışarı çıkıp hava almamız gerekiyor. Yeşilyurt bize bu imkanı tanıyor. Şehirleşmenin daha yoğun yaşandığı yerlerde huzur içinde uyuyamıyorsunuz. Burada ben huzur içinde uyuyorum.” dedi.

İnsanlarda Parti Fanatizmi Olunca Ses Çıkartmıyor
Kentsel dönüşüm adı altında 2013’ten beri yıkımların yoğun yaşandığını aktaran Murat Demirhan 30 yıldır Yeşilyurt’ta esnaflık yapıyor. Alt yapı sorunu olmayan bir bölgeyken sorunların yaşanmaya başladığını söyleyen Demirhan; “Belediyecilik anlamında iyi şeyler olabilirdi. Çok önceden belediye esnafı zor durumda bırakacak taleplerde bulunurdu. Şu an öyle bir durum söz konusu değil tabi. Yeşilyurt zengin bir muhit. Bu zamana gelene kadar bir takım alt yapı sorunları çözülmüş. O yüzden şimdi köklü ve yaşamı olumsuz etkileyecek bir sorunla karşılaşmıyoruz. Alt yapısı iyi diye de birtakım sorumluluklardan kaçmamak gerekiyor.” şeklinde konuştu. Otoparkların sorun yarattığını belirten Demirhan araba park edilecek yer bulmakta güçlük çektiklerini ve şimdi ise İSPARK’ın devreye girmesi ve park ücreti almasıyla parklaşma daha disipline hale geldiğini aktardı. Demirhan; “Önceleri havaalanını kullanan insanlar arabalarını 15-20 günlüğüne burada bırakıyordu. Şimdi ise böyle bir sorunla karşılaşmıyoruz.” dedi.
Sahildeki devasa inşaatlardan çok mustarip olduğunun altını çizen Demirhan, “Betonlaşma ruhsal bir çöküntü yaratıyor. Daha önce Bakırköy halkına “Denizi biz göreceğiz” sözü veriliyordu. Daha sonra, ‘Benim sözüm bitti, ben buna da müsaade ediyorum” deniliyor. “Denizin ortasına ben bunu da yapayım’a gelecek iş. Bu boyuta neden varıyor bu işler?” dedi.  İnsanlarda parti fanatizmi olunca ses çıkartmadığını dile getiren Demirhan; “Maçta kendi takımını izlemek gibi olmamalı. Bu, herkesin bir arada yaşama arzusudur. Çoğunluk neyi isterse onun yapılması gerekir. Ben bu tür bir demokrasi olduğuna inanmıyorum. Kişilerin “Kim güçlüyse o yönetir” prensibi var. Başka bölgelere baktığımızda daha güzel bir çehre görüyoruz. Sentezi bozmadan güzel şeyler yapılabilir. Kentsel dönüşümle gelen yenilemeler hariç Yeşilyurt 30 yıldır aynı. Müteahhide verip kentsel dönüşüme sokulduğu zaman bahçe de helak ediliyor.” dedi.

CHP’li Belediye Aldığı Emaneti Yerine Getirmiyor
33 yıldır Yeşilyurtlu olduğunu belirten Selçuk Kanlıoğlu belediye hizmetlerinin hiçbir şekilde yürümediğini aktardı. Gece saatlerinde çöp arabasının çöp toplamaya geldiğini aktaran Kanlıoğlu; “Yeşilyurt halkı emekli ve yaşlı kesimden oluşur. Gece saatlerinde uyumuş olan insanlar araba sesi ile uyanıyor. Gece saatlerinde çöp toplanmaz.” dedi. Çalışmanın olduğu inşaat halindeki yerlerin uzun süre inşaat halinde kaldığının altını çizen Kanlıoğlu; “Körlerin kullandığı sarı şeritler uygun planlanmamış. Çarşıda ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetleri yok. Yeşilyurt’taki çamlıkların etrafındaki tel örgüler yıkılmış durumda. Belediye tarafından Yeşilyurt’a hak edilen önem verilmiyor. Yeşilyurt’ta hiçbir değişim gerçekleşmedi. Asfaltlı sokaklar belediye tarafından Arnavut kaldırımına dönüştürüldü. Daha sonra yol çöktü ve arabaların altı çok kötü duruma geldi. Bu tür konularda belediyeyi aradığımız zaman bize geri dönüşler olmuyor, yapıcı bir şekilde yaklaşılmıyor. Beklentilerim; temiz ve bakımlı bir Yeşilyurt. Çok paralara gerek olmadan yapılacak bir sürü iş var. Bugüne kadar hep Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verdim. Fakat bugünden sonra vermeyeceğim. Aldıkları emaneti yerine getirmiyorlar.” dedi.

Belediyenin Görmezliğinden Ötürü Oyumuzu da Kaydıracağız
Parkta ve sokaklarda köpek dışkısından geçilmediğini dile getiren ve 47 yıldır Yeşilyurtlu olan Şevki Şahin; “Buna belediye tarafından bir çözüm bulunmalı. Oyumuzu verdik, belediye başkanı seçtik fakat halimizi hatırımızı sormak için uğramıyorlar. Yeşilyurt’ta oturduğu halde Belediye Başkanımızı göremiyoruz. 47 yıldır Yeşilyurtlu olmama rağmen değişim gözlemlemedim. Şu anki belediye başkanımız döneminde ise en küçük bir değişim bile olmadı. Yeşilyurt’ta belediyenin görmezliğinden ötürü oyumuzu da kaydıracağız. Yazın sahilde ailemizle rahatça dolaşamıyoruz. Günü birlikçiler yüzünden çöp içinde kalıyor mahalle. Halkın hangi kesimine sorsanız burada hizmet yok cevabını alırsınız.” dedi.

Belediye Başkanıma Sesleniyorum: Elinize Kalem Kağıt Alın Ve Sokağa Çıkıp Halkın Sorunlarını Dinleyin
Sadık Aslan, Bakırköy’ün, kendi oylarıyla dört dönemdir CHP tarafından yönetildiğini, fakat belediyecilik hizmetlerinden hiç memnun olmadıklarını aktardı. 21 yıldır Yeşilyurtlu olduğunu dile getiren Aslan; “Arabalardan dolayı rahatça yürüyemiyoruz. Suriyeliler yüzünden sahilden istediğimiz gibi faydalanamıyoruz. Yeşilyurt’a yabancı hissediyorum kendimi. Suriyeliler dışında civar ilçelerden gelen günübirlikçiler yüzünden de sahilde rahatça hareket edemiyoruz.” şeklinde konuştu.  Sahilde, girişin zabıta tarafından denetlenip ücret aldığı takdirde bu sorunlarla karşılaşılmayacağını ifade eden Aslan; “Yeşilköy’de ve Yeşilyurt’ta inşaatlar çok yoğun ve denetlenmiyor. Sonu ölümle biten kazalara neden olabilir. Ulaşımda çok büyük sıkıntı yaşıyoruz. Akşam dokuzdan sonra özel aracınız yoksa buradan bir yere gitmeniz çok zor. Sosyal demokratız fakat ideoloji de bir yere kadar. Belediye olarak ortalama 40 gencin olduğu bir grup kurulsun ve Bakırköy halkının neye ihtiyacı olduğunu, ne gibi talepleri olduğu araştırılsın. Trenin altından karşıya yol açılması gerekiyor. Aksi takdirde çocuklarımız rampayı geçmek için çok yürüyor. Belediye Başkanına sesleniyorum: Elinize kalem kağıt alın ve sokağa çıkıp halkın sorunlarını dinleyin. Hangi inşaatın önünde demir, hafriyat varsa mühürleyin.” dedi.

Yeşilyurt İnşaat Sahasına Döndü
21 yıldır Yeşilyurt’ta esnaflık yapan Mehmet Pişirir, Yeşilyurt’ta binaların sürekli yenilendiğini ve Yeşilyurt’un inşaat sahasına döndüğünü aktardı. Sürecin yaklaşık 4-5 yıldır bu şekilde olduğunu belirten Pişirir; “Sadece bir sokakta ona yakın inşaat var. Yeşilyurt kapalı bir bölge olduğu için inşaat dışında çok fazla değişim göstermiyor. Bakırköy veya Yeşilköy gibi dışa açık olmaması, gece hayatı veya alternatifin olmaması burayı kapalı yapıyor. Ulaşım Yeşilyurt’ta çok kötü durumda. 5-6 yıl evvel burada tren vardı ve ulaşımda aksaklık yaşamıyorduk. Merkezi yerlere seferleri vardı. Ulaşım o anlamda çok rahattı. Özel aracınız olmadığı zaman ulaşım söz konusu olmuyor. Her yere taksiyle gidip gelmek zorunda kalıyorsunuz. Trenle ilgili de dört yıl boyunca herhangi bir gelişme olmadı. Daha sonra bir anda çalışmalar başladı. Umarım bir an önce biter. Yeşilyurt, tren olmadan ölü bir bölge. Minibüs ulaşımıyla gidilecek yerlerin artırılması gerekiyor. Buradan komşu ilçelere gitmek için 2-3 araç değiştirmemiz ve yol haritalarını iyi bilmemiz lazım.” dedi.

Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız