Bakırköyspor Vakfı yıkımı ile ilgili Belediyesi'ne
YÜKLÜ TAZMİNATLAR YOLDA

Resmi büyütmek için tıklayınız
Resmi büyütmek için tıklayınız

Bakırköyspor Vakfı tesislerinin yıkımı ile ilgili tartışmalar sürerken Kerimoğlu’nun spor amacı dışında kullanılamaz devir şartına rağmen bu alanda yapılaşmaya gitmesi ciddi sıkıntıların kapıda olduğu tartışılıyor. Konuyu Hamdi İnanç ile görüştük. İnanç ‘’Hem Bakırköyspor Vakfı hem de işletmeciler hazırlıklarını yapıyorlar ve büyük tazminat davaları açılacak.  Makamdakiler veya belediye başındakiler çekip gidecek fakat zararını Bakırköy halkı ödeyecek’’ dedi.
Sizinle, Bakırköyspor Vakfıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Başkan Kerimoğlu oradaki bütün binaları yıktı. Şimdi oraya tenis kortları yapacağını söylüyor. Vatandaştan gelen tepki şu: Madem böyle bir düşüncesi vardı, neden tamamını yıktı? Orada salon, soyunma giyinme odaları ve sauna gibi bölümler vardı. İkinci sorum ise; vatandaş şunu söylüyor: Bakırköyspor Vakfı hala oranın resmi kiracısı. Resmi kiracılık devam ederken  vakfın oradan çıkartılmması ne demek? Sizce burasını kim çalıştıracak?

Bakırköyspor Vakfı 1988 yılında faaliyete geçmiş bir kamu kuruluşu. Patron kuruluşundan ziyade kolektif bir kuruluş. Türkiye'de beş tane bloktan mütevelli üye alan ve bu beş bloğun içerisinden de gelen mütevellilerden 13 kişilik yönetim kurulu üyesini seçen bir kuruluş. Kuruluş amacı da gençlere ve çocuklara sporu sevdirmek.  Ki bunu bugüne kadar başarmıştır. 55 bin çocuğa spor eğitimi verdi. Bu eğitim vasıflı ve iyi bir spor eğitimidir.
İşin özeti şu ki; Emlak Bankası'na ait olan bu araziyi 1986 yılında bizler Bakırköyspor Kulübüne istedik. Emlak Bankası da bize olumlu yanıt verdi. Fakat bir bedel istedi. Bu rakamlar da kulübün ödeme imkanının olmadığı rakamlar olduğu için bu şekilde alamayacağımızı söyledik. Onlar da; "Biz belediyeye verelim, Belediye de  Bakırköyspor Vakfı’na kullandırsın. Daha sonra Emlak Bankası burayı spor amaçlı kullanmak amacı ile Bakırköy Belediyesi'ne devretti. Bakırköy Belediyesi de burasını spora dayalı bir kompleks yapmak amacıyla bir çalışma yürüttü. Öncelikle bir imar durumu hazırlanıp Fen İşleri Müdürlüğüne verildi. Müdürlük de bir proje hazırladı. Projeyle birlikte keşif de gerçekleşti ve ihaleye çıktı. İhaleyi de o günün koşulları içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yan kuruluşu olan İmar Limited Şirketi'ne verdi. 1, 2, ve 3. kort ve sosyal tesisin havuzunun olduğu alanların tamamının ihalesini belediye yaptı. Bu ihaleden sonra müteahhide ödemeler yapıldı. 1988 senesinde bu inşaat tamamlandı ve belediye tarafından geçici kabulü yapıldı. Daha sonra Bakırköy Belediyesi, bu tesisi Bakırköyspor Vakfı'na meclis kararıyla 49 yıllığına tahsis etti. Bir avukatın açtığı davayla da tahsis iptal edildi. Netice itibariyle 2003 yılında belediye ile bir protokol yapıldı. Bu bölge içerisinde               belediyenin bilgisi, kontrolü ve onayı dışında 1 metre² bile kaçak yapılaşma yok. Bir işletmeci olarak, tamam mal üzerine kaçak inşaat yapmak akıl karı bir iş midir?
Kısacası yapılan işlemlerin tümü yasaya uygun ve belediyenin bilgisi dahilinde bir kamu binasıdır. Belediyenin bilgisi dahilinde ve hukuksal zemine oturtulmuş bir kurumun kaçak muamelesi yapılarak yıkılması söz konusu olmuştur. Maksat neydi diye sorarsak içerisinde çeşitli yorumlar var. Bunlar; arazinin kıymetli olması, arazi içerisinde hesap kitap yapanların olabileceği iddiaları var. Aynı zamanda alt işletmeci olan kiracımız yıkım esnasında basına; "Bu adam benden 5 milyon $ para istedi." dedi. Yani elimizde böyle beyanlar var ve bunlar mahkemeye kadar intikal etti. Kurumu denetim firması vasıtasıyla denetlettirdi. İşletmenin hem başkanı hem de belediye başkanı olarak çıkan  pürüzler varsa işlerin başına gelerek halledilebilirdi. Kendisi bu yolu seçmedi ve orayı tasfiye etme yolunu seçti. Burada yapmış olduğu işin iki tane önemli zararı var. Birincisi; binlerce insanın buradan istifade etme imkanını ortadan kaldırdı. İkincisi ise; kamunun malını ortadan kaldırmakla kamuya büyük zarar verdi.

Hem Bakırköyspor vakfı hem de işletmeciler hazırlıklarını yapıyorlar ve büyük tazminat davaları açılacak.  Makamdakiler veya belediye başındakiler çekip gidecek fakat zararını Bakırköy halkı ödeyecek.

Sayın Hamdi İnanç, 49 yıllığına verildi protokol yapıldı diyorsunuz. Kira sözleşmesi mi devir mi?
Bu protokol kira veya tahsis değil işbirliği ve uzlaşma protokolüdür. Kamunun, sporu sevdirmek ve yaygınlaştırmakla ilgili görevini Bakırköyspor Vakfı’nın üstlendiği bir protokol bu. Süresi açıktır ve amacına uygun olduğu sürece kullanır.

Peki, amacına uygun kullanılmadığı öne sürülüp kaldırılabilir mi?
Kaldıramaz. Arada bir protokol var. Ve bu protokolün kuralları var. Karşılıklı yapılan bir şey. Protokolde aksayan bir durum varsa, yargıya gidilir, yargıda bu tespit yapılır ve icra memuru vasıtasıyla tahliye edilir. İdari mahkeme, protokolün tek taraflı iptal edilemeyeceği, ya sulh yoluyla ya da adli yargıdan iptal edilmediği müddetçe geçerli olduğunu belirten kararlar aldı. O kararlar şuanda geçerli ve protokol de halen geçerli. İptal edilmiş bir karar ellerinde yok.

Kim işletecek orayı?
Bizde bununla alakalı bir bilgi yok. Ya kiraya verecek ya da belediyenin imkanlarıyla çalıştıracak. Ancak, tahliye edilmeyen ve yasal kullanım hakkı Vakıf’ta olan bir yerin kamu gücüyle zor kullanarak inşaat yapmaya çalışıyorsun. Bu bir suiistimaldir. Bu işi yapan memurlar şu anda zimmet suçu işliyorlar. Orda eşyalar tahliye edilmeden yıkım yaşanmış ve acele ve tedbirsizlik yüzünden bir insan ölmüş. Bununla alakalı henüz bir sonuç ortaya çıkmamış. Önceden oranın yapımında belediyenin hiçbir katkısı yoktu, yapımı vakıfa aitti. Maddi bir katkısı olmadığı, kolektif bir kurumun yaptığı hizmetleri yok sayıp el koyma ve üzerine çökme gibi bir davranış içerisinde. Daha sonra çıkıp; “Ben oraya spor tesisi yapacağım” diyor. Bir siyasetçiye bu yakışmaz. Sen mi yapıp açıyorsun? Dolayısıyla bu yapılan işleri onaylamamız mümkün değil. Peşini de bırakmayacağız.