YASAL HAKLARI KULLANMAK

Her yurttaş sadece kişisel sorunları ile değil toplumsal konular ile ilgili yasal haklarını kullanmalı. Yıllardır bunu savunuyoruz. Özellikle toplumsal olaylarda toplum hakkını  demokratik kitle örgütlerinden beklememek gerekir. Kişiler de toplumu ilgilendiren  konulara sahip çıkarak yasaların verdiği hakları kullanmalıdır.
Ataköy sahilinde Baruthane Harabeleri’nin bulunduğu arsa buna en güzel örnek. TOKİ burasını 49 yıllığına veriyor. Alan firma inşaata başlıyor. Ataköy’de oturan Kemalettin DOĞAN İdare Mahkemesi’nde kişisel davayı açıyor. Mahkeme sözleşmeyi iptal ediyor. TOKİ itiraz ediyor. Mahkeme itirazı reddediyor. Bu kez, TOKİ Danıştaya itiraz ediyor ve Danıştay son noktayı  mahkeme kararını onaylayarak koyuyor. Sonuçta DOĞAN sayesinde sahilde Baruthane Harabeleri’nin bulunduğu arazi kurtuluyor.
Şimdi yapılması gereken belli, ihaleyi alan firma mahkeme kararlarını beklemeden fotoğraflarda da gördüğünüz gibi yeşil dokuyu ortadan kaldırdı ise gerekeni yapmalı, arsayı aldığı gibi eski haline getirmelidir.
Belediyemizin ilk işi bu olmalıdır. Bizler de bu konuda gerekirse çok sayıda dava açmalıyız.
Bu arada aynı durum Ataköy 9. Kısım’da Yunus Emre Kültür Merkezi yanında başlatılan inşaat ile ilgili. Bu arsayı TOKİ ihaleye çıkartınca  Bakırköy Belediyesi’ni ihaleye sokmamışlardı. Bunun üzerine Bakırköy Belediyesi dava açtı. Dava halen devam ederken Belediye projeyi onaylayarak ruhsat verdi. Dava açan aynı belediye, sonucu beklemeden ruhsat veren aynı belediye. Bu nasıl iş diyeceksiniz. İşte böyle bir iş(!). Şu anda belediyenin yapması gereken en azından mahkeme sonuçlanıncaya kadar inşai faaliyeti durdurmak. Mahkeme belediyenin lehine sonuçlanırsa ne duruma düşeceklerini kendileri düşünmelidir.

Bu arada yapılan yasadışı işleri bizler yazdıkça veya bazı Demokratik Kitle Örgütleri konuların üzerine gittikçe birilerinin gözünde muhalefet yapan kişiler olarak görünüyoruz. Yapılan iş muhalefet değil yasaların uygulanmasını istemektir. Böyle düşünenlere çanak tutan Bakırköylü olarak geçinen ama her olumsuz taşın altından çıkan kendini bilmezler hakkında aslında söyleyecek çok söz var. Günü geldiğinde onlarla ilgili de söyleyeceklerimizi çekinmeden söyleyeceğimizden emin olmanızı isterim. Özellikle siyasi meftalar günü geldiğinde sokağa çıkamaz hale geleceklerini akıllarından çıkarmasınlar.

Bakırköy’de öyle şeyler oluyor ki dudaklarınız uçuklar. Yapılanları hep birlikte görüyoruz. Yapanlar yaptıklarının yanlarında kalacağını zannediyorlar. Ama durum hiç de öyle değil. Özellikle bizi yönetenler attıkları adımlara dikkat etsinler. Gün gelir hukuk onların da yakalarına yapışır ve gerekli cezayı verir. Topluma karşı yapılan yasadışı uygulamalar sonsuza kadar saklanamaz...

Bir süredir okuyucularımızdan Bakırköyspor Vakfı ile ilgili sorular alıyoruz.
Bakırköyspor Vakfı’nın bulunduğu yere hastane ve okul yapılacakmış.
Bu duyumları uzun süredir biz de alıyoruz. Bakırköyspor Vakfı’na kalıcı gelir elde etmek için Vakıf yönetiminin çalışma yaptığını hatta proje çalışmalarının da yaptırıldığı söylentileri dillendiriliyor. Şimdilik Belediye başkanının karşı çıktığıda söyleniyor.
Diyelim ki bu  çalışmalar yapılıyor. Bakırköy’de hastane ve okula ihtiyaç mı var? Tabii ki yok. Bu arada bunu dillendirenler  tren yolunun sağı ve solunda 15’er metrenin emniyet şeridi olduğunu, inşaat yapılamayacağını bilmiyorlar mı? Bilmiyorlarsa kendilerine biz hatırlatmış olalım...

Tüm okuyucularımızın her şeyin gönüllerince olması dileklerimle tatilden sonra görüşmek üzere...