Kes Bir Ceza Toplamı 774 Bin Lira Olsun

Bakırköy Belediyesi’nin, Bakırköy Spor Vakfı ve Alt kiracısına kestiği ceza toplamı 774 Bin Lira civarında. Kaba bir tabirle Bakırköy Belediyesi bu cezayı kesmekle bir anlamda kendi bacağına sıkmış gibi görünüyor. Bakırköy Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde Bakırköy Spor Vakfı’na kestiği 387 bin liralık ceza gündeme bomba gibi düşmüştü. Konuyu detaylıca araştırdım, arşivimi karış karış taradım, vakıf adına suç unsuru içeren bir bulguya rastlamadım. Kaçak yapılaşmayla ilgili kesilen cezanın sorumlusunun tamamen Bakırköy Belediyesi olduğu neredeyse aşikar gibiydi. Nereden bu kanıya vardım derseniz hemen detayları evraklar üzerinden aktarayım.
Eylül 2003 yılında Bakırköy Belediyesi ve Bakırköy Spor Vakfı arasında yapılan bir protokolle vakfın gelirlerinin artırılması adına arsa üzerinde yeni tesisler yapılması ve kullanım süresinin devamı hakkında karar alınmış. Alınan kararda arsa üzerine yapılacak olan her türlü inşaat faaliyetleri için Bakırköy Belediyesi’nden izin alınacak ve inşaat süresinin denetimi için de Bakırköy Belediyesi’nin ilgili birimlerinden insanlar görevlendirilecek ibaresi yer alıyor. Bu bir anlamda arsa üzerinde yapılacak her türlü inşaat faaliyetlerinden Bakırköy Belediyesi’ni sorumlu kılmaktı. 2003 yılı sonrasında yapılan ek tesisler tamamen Bakırköy Belediyesi’nin olurlarıyla Vakıf tarafından alt kiracılara kira karşılığında (Yap İşlet Devret usulü) yaptırılmıştır. Bakırköy Belediyesi’nin izni olmadan bir tek çivi dahi çakılmamış. Başka bir deyişle herhangi bir kaçak yapılaşma söz konusu değil. Bakırköy Belediyesi bu noktada kendi görevini yok sayarak kaçak yapılaşma varmış gibi tutanak tutup vakfa ve alt kiracısına ayrı ayrı 387 bin lira civarında ceza kesmiş. Burada gerçek anlamda bir kaçak yapılaşma varsa sorumluluk Bakırköy Belediyesi’nindir. Yapılan protokol gereği görevlendirilen birimlerin görevinde ya bir ihmal söz konusudur ya da görevlerini layıkıyla yapmamışlardır. Bakırköy Belediyesi bir ceza kesecekse belediye adına kim/kimler bu işleri denetlemekte sorumluysa o kişilere kesilmelidir. Bakırköy Spor Vakfı konuyu adli mercilere taşıması halinde büyük ihtimalle davayı kazanacaktır. Asıl dananın kuyruğu o zaman kopacak. Vakfın mahkemeyi kazanması durumunda tazminat hakkı doğacak. Bu işten de Bakırköy Belediyesi bünyesinde bu işle ilgili kim/kimler varsa görevi ihmal, görevi kötüye kullanma gibi suçlarla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır.
Ceza kesilmesi olayıyla ilgili vakıf yetkililerinden biriyle görüşen Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, olaylardan haberi olmadığını, gereken neyse yapılması için konuyu incelettireceğini söylemiş. Sayın Kerimoğlu, Bakırköy’de spor yapmayan kimse kalmayacak diyerek her tarafı afişlerle donatacaksın, sonrasında da kuruluş amacı Bakırköy Spor’u desteklemek ve Bakırköy’de sporu yaymak olan vakfa 387 bin lira 

ceza keseceksin. İnsanları spora davet edecek, spor tesisine ceza vereceksin. Hadi oradan demezler mi insana.
Erkan Kılıç İngiltere’den Ev mi Almış?
Çocukluğumda büyüklerim sakın yalan söyleme, dedikodu yapma, doğrular hep kazanır, dedikoducular da sevilmez derlerdi. Şimdilerde de bunun tam tersi durum hal aldı gibi görünüyor. Dedikoducular doğrucu, kazananlar yalancılar oldu desek yeridir hani. İyi de kardeşim dedikodu olur da bu kadarı da olmaz diyesi geliyor insanın. Neymiş efendim Bakırköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Erkan Kılıç, İngiltere’den ev almış. Almışsa almış ne var bunda dedikodu yapacak. Beyefendi koskoca belediye başkan yardımcısı, devlet memuru, ailesinin de ekonomik durumu iyi, sevdiğim bir dostumun söylediğine göre İngiltere’de oturum izni de varmış. İngiltere’den ev de alır villa da. Kime ne bundan? Neymiş efendim Bülent Kerimoğlu’yla aralarında soğuk rüzgarlar esiyormuş, imza yetkilerine kısıtlama getirilmiş. Bakırköylüler son zamanlarda imar iskan almakta baya zor anlar yaşamaya başlamış, yaşanan olaylara canı sıkılan Erkan Kılıç, yurtdışına yerleşmeye karar vermiş. Ben de olsam A takımında yer alıp, yol arkadaşı olarak göreve getirildiğim yerde yetkilerim kısıtlanıyorsa, işin içinde çapanoğlu falan aramam çeker giderdim.
Erkan Kılıç’ın İngiltere’den ev aldı, başkanla arası açık, yetkileri kısıtlanmış dedikodusu yetmezmiş gibi eşi hanımefendinin düğün ve davetlerde taktığı değerli takıları da hemcinsleri tarafından baya kıskanılıyormuş. Hatta o kadar kıskanıyorlarmış ki bu kadar da olmaz, üzerinde küçük bir servet de taşınmaz ki şeklinde kendi aralarında konuşuyorlarmış. Kıskanan dedikoducular çatlasın demek isterdim, ancak dedikodumu gerçek mi öğrenmek için Erkan Kılıç’a sormak lazım.
Sayın Kılıç, söylenenler dedikodu mu gerçek mi?
Söylerseniz buradan da yazarım.   
İki Yıl Önce Florya Konusunu Gündeme Getirmiştim
Yaklaşık iki yıl önce Ataköy Gazetesi’nde yazdığım köşe yazımda Menekşe bölgesinde meclis üyesi Yahya Göktaş’ın dünürü de olan Bayram Tanrıverdi ile bağlantılı bir araziden söz etmiştim. Yazı içeriği de aynen şöyleydi.
“Tanrıverdi Neyin Peşinde?”
Bayram Tanrıverdi’nin (Bayramoğlu Holding) Belediye başkanlığı seçimleri öncesinde CHP’ye destek verdiği dedikodularını duymayan yoktur. Hatta bu desteğin dünürü olan, şimdilerde Belediye Meclis Üyesi Yahya Göktaş aracılığıyla yapıldığı da kulaktan kulağa yayılmıştı. Meğer Tanrıverdi’nin hesabı; Florya Menekşe bölgesinde kendisine ait yaklaşık 13 dönümlük arazinin imara açılmasıyla bağlantılıymış. Ancak evdeki hesap çarşıya uymamış tabi. Söz konusu arazi riskli ve rezerve bölge, hal böyle olunca işin Bakırköy Belediyesi’nden yapılamayacağını anlayan Tanrıverdi, kolları sıvayıp işin içinden çıkmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kapısını aşındırmaya başlamış. Uzunca bir süre işin çözüm noktasını bulmak için Ankara’yı mesken tutmuş. Bildiğim kadarıyla siyasi bir gücü olmayan Tanrıverdi, kendi başına işin içinden çıkamayacak. Ancak birilerini araya sokup işi bitirirse de şaşmam. Bir bakmışsın 13 dönüm arazi imara açılmış. Bir cemaate ait bölgeyi ve camiyi de işin içine katıp binaları dikmiş… Eee zaman para ve siyasi güç zamanı sende de para var neden başaramayasın ki Tanrıverdi.” demişim.
Şimdi bu arazi imara açıldı. Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu da imara itiraz etmiş. Cumhurbaşkanımız sayın R. Tayyip Erdoğan ne demişti; “Atı alan Üsküdar’ı geçti”
Sayın Kerimoğlu sizi yıllar önce yazdığım yazıyla bilgilendirmiş uyarmışım. Dikkate alsaydınız belki şimdi itiraz etmek durumunda olmayacaktınız. Atalarımız ne de güzel söylemiş “iş bilenin, kılıç kullananın” diye.
STK’mı Köy Kahvesi mi?
1990 yılında kurulan Yeşilyurt -Yeşilköy Çevresini Güzelleştirme ve Koruma Derneği kurulduğu günden bu yana kendi rüştünü ispatlamış saygın bir sivil toplum örgütüydü. Son dönemlerde yaşananlara baktığımızda ne dernekçilik kalmış ne de saygınlık. Yönetim kurulu dersen evlere şenlik toplantı yaptıkları çevre sorunları ve çözümleri hakkında üyeleri bilgilendirmek görevlerini unutmuş gibiler. Dernek üyesi olan gerçek Yeşilyurt ve Yeşilköylüler derneklerine gittiklerinde kendilerini misafir gibi görmeye başlamışlar. Üye olmayanların çoğunluğu dernek binasını köy kahvesi görüntüsüne çevirmiş gibi görünüyor. Bu gidişle son dönemlerde moda haline gelen parklarda kafe furyasına mı katılacaksınız anlaşılır değil. Aklı selim insanlar elinizi taşın altına koyup derneğinizi eski günlerde olduğu gibi saygın bir hale getirme zamanı gelmedi mi sizce?